“Babaları bilemem ama annelerin bilinçdışında sakladıkları, hayatlarında bir etkisi olmadığını, travmasının çoktan geçmiş gitmiş, tedavi edilmiş olduğuna kesinkes inandıkları ve unuttuklarını sandıkları şeyler bir şekilde kızlarına devroluyor.”
“İnsanın kendi kendini aşağıladığı küçük anlar çok büyük travmalar aslında çünkü insan kendini kendine karşı savunamıyor. Aşağılayan kendisi, aşağılanan kendisi, nasıl yapsın?
“Erkeklerin çok büyük çoğunluğu ataerkil düzenin elinde kendilerinin de oyuncak olduğunu, kendilerinden beklenen güçlü, zengin, “alfa” erkek olma başarısını gösteremezlerse toplumun aşağı kademelerine itildiklerini anlamadan, biz niye bu haldeyiz diyemeden hayatın acımasız darbelerine maruz kalıp hesabını kadınlardan soruyorlar.”
“Ama insanın bilinciyle bildiği ile içinin bildiği çoğu zaman aynı olmuyordu.
Mantıklı olanın doğru, mantıksız olanın yanlış olması gerekmiyordu.
İnsanın başı bazen içinin bildiğini dinlediği için, bazen bilincinin bildiğini dinlediği için derde giriyordu.
Ben içimin bildiğini dinlediğim için E.’ye ölesiye aşıktım.”