Ne zaman ki gemide bir delik hasıl olur, deniz, geminin içine girmeye başlarsa artık o gemi yürümez ve batar. İşte dünya malı, insanı varmak istediği yere götüren, götürücü olan deniz gibidir. Onu sen içine almazsan, üzerinde olursan gemi gibi istediğin yere varırsın. Yok; hırsla, tamah ile onu içine almaya kalkarsan geminin su alıp batması gibi dünyaya batarsın.
Bir sazlıktan kesilen kamış, türlü terbiyelerden geçtikten sonra ney olur ve neyzenin dudağı nefesi ve parmaklarıyla ses verir hale gelir. İnsanın da ses verecek hale gelebilmesi için nice terbiyelerden geçmesi gerekir.
Bazıları yaşayarak mutluluğa ulaşmayı çalışacakları yerde, mutlu olabilmek için kendi dışlarında “bir şey olmasını “bekler, yada nasıl mutlu olunabileceği konusunda sonu gelmez tartışmalar sürdürürler.