Oysa hiçbir "başarı”, küçük bir kız çocuğunun gülüşündeki mutluluğu yaratamaz. Hiçbir “ün”, baharın ilk günlerinde omzunuzu ısıtan güneş kadar değerli değildir.
"Yeni insanlar"dı onlar; henüz her yana diş geçirmemiş genç kadrolar, başarı yolunun yarısına gelmiş teknokratlardı. Hemen hemen hepsi küçük burjuva kökenliydi ve değerleri —diye düşünüyorlardı— yetmiyordu artık onlara; büyük burjuvaların açıkça görülen konforuna, lüksüne, kusursuzluğuna, kıskançlıkla, umutsuzlukla dikmişlerdi gözlerini.
Halbuki Konfuçyüs "Başarı, her zaman faziletin varlığına delil olamaz" diyordu. "Hikmet ve fazilet her şeye rağmen iyilikte devam ve ısrardadır. Başarı, ya elde edilir ya edilmez."