İbadetlerin bir boyutu, insanın biyolojik yapısından kaynaklanan aşırı arzuların dengelenmesine yöneliktir. İnsan namazda, dışarıdaki hayatta kendisine hücum eden günahların saldırısından kurtulduğu gibi iç dünyasından fışkıran hararetli duyguların esaret zincirlerinden de birer birer sıyrılır. Namaz, kişide zamanla sıkı bir nefs kontrol sistemi kurarak onu bayağı arzularının kölesi olmaktan kurtarır.
İnsan kalbi, namazda bütün fanilere bedel bir bakiyi bulmakla teselli olur, ayrılıklardan kaynaklı acıları dinmeye ve gönül yaraları İyileşmeye başlar.
Yaşam nehrinin sert dalgaları içinde çırpınarak giden insana -namaz üzerinden- ilahi kudrete temas imkânı verilmesi, onun için ferahlatıcı bir teneffüs ve bir tesellidir.