Fromm'a göre yaşam sevgisi "Her türlü sevginin özüdür."
İnsan canlı olana doğru çekiliyorsa o zaman kişiliğin bu temel çabası tüm ilişkilerde kendini gösterir - diğer insanlarla, doğayla, kendisiyle, teknolojiyle, işle, bedenle ve kişinin kendi ölümüyle olan ilişkilerde.
Bu konulardan bazıları makalelerde daha derinlemesine ele alınmıştır. Örneğin, 1939 tarihli "Bencillik ve Kendini Sevme" adlı makale insanın kendisiyle olan sevgi dolu ve sevgisiz -bencil veya narsist- ilişkisini ana hatlarıyla ele alır. Bencillik "insanın kendisine olan sevgi eksikliğinden" kaynaklanır.
İnsanın yaşamı ve kendi canlılığını hissetmesini sağlayan şey kendi duygularıdır. Bu duygular hissedilmezlerse ve ilişkilerde belirleyici bir rol oynamazlarsa yok olurlar.
Yaşamdaki en kötü şey acı çekmek değil kayıtsızlıktır. Acı çekersek acının nedenlerini durdurmaya çalışabiliriz. Hiçbir şey hissetmezsek felç oluruz. İnsanlık tarihinde acı şimdiye kadar hep bir değişimin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Peki, ilk defa, kayıtsızlık insanın kaderini değiştirme yeteneğini yok etmeli midir?"
Yalnızca kaybedecek hiçbir şeyi kalmadığını düşünecek kadar umudumu yitirmiş olan insanlar alenen şiddet uygulayabilir ve nekrofilik yıkıcılığı bilinçli olarak kabullenebilir.