ÇIRAĞAN SARAYI
Sarayın planlarını çizen Mimar Nikoğos Balyan 1858 de ölmüştü. Sarayın inşaatı Mimar Serkis Balyan ve Agop Balyan tarafından 1863 ün ilk günlerinde başlatıldığında, sahildeki Mevlevi dergahı yıktırılmış ve evliya mezralarının üzerine temel atılmıştı! Sultan Abdülaziz bir rivayete göre bu sarayda cinayetimsi bir intiharla büyük acılar içinde aynaları avizeleri kırarak ölmüştü. Sadece 1876 senesinin 93 günü tahtta kalan padişah 5. Murad 1904 e kadar sarayda mahpus kalmış.Daha sonra Meclisi Mebusan binası olarak kullanılan saray 1910 un 18 Ocak akşamı yanmaya başladı. Yangının çabuk fark edilmesine rağmen esrarengiz bir kış rüzgarı sarayı evire çevire alevlerle sardı sarmaladı. Sarayın küllerine hırsızlar üşüştü ve yıkıntıların içindeki çoğu erimiş altın ve gümüşü kapıştılar. Sarayın bahçesinde bulunan iki aslan heykeli, yangından bir buçuk yıl sonra Dolmabahçe Sarayına gönderildi. Aslanlar halen oradalar. 1. Dünya Savaşı sonunda İstanbul’un işgal altında bulunduğu dönemde harabe sarayı bir Fransız istihkam kıtası kullandı. Cumhuriyet in ilanından sonra 4 Mart 1924 te halifeliğin kaldırılmasıyla, İstanbul da Osmanlı Hanedadına ait köşk ve kasırlarda büyük bir talan yaşandı. Çırağan Sarayı da bu talandan nasibini aldı. BJK li futbolcular ellerinde baltalarla sarayın bahçesine daldılar ağaçları kan revan içinde yere serdiler ve açtıkları boşluğu futbol sahası haline getirip top teptiler. 1946 da altın bulmak için sarayın zeminini kazan bir istihkam yüzbaşısı karşısına çıkan evliya mezarlarını darmadağın etti. Aynı yıl çıkarılan bir kanunla saray İstanbul Belediyesine bırakıldı. 1987 de Kempinski adlı yabancı bir şirket tarafından restorasyona başlandı. 1992 de saray Çırağan Palace Otel Kempinski olup çıkmıştı. Fakat sarayda kalanların gece yarısından sonra