Arkadaşı ile birlikte yaşayan işine hergün 1 saatlik tren yolculuğu ile gidip gelen Rachael'in bu yolculuklar esnasında tren yolunun kenarında gördüğü evlerde yaşayanların hayatlarını hayal ederken bir anda kendisinin nasıl bu olayların içerisine dâhil olduğunu ve bu süreçte yaşananları anlatan be sürekli boyut değiştiren olayları anlatan ilginç bir roman okunmaya değer.
Yalnız kalmıştım, ben de biraz içtim ve sonra biraz daha ve sonra daha da yalnız kaldım çünkü kimse sarhoşun birinin yakınlarında olmak istemiyordu. Kaybettikçe içtim ve içtikçe kaybettim.
Bu söylediğin doğru olmayabilir. Çünkü onu hissedebilmenin hakikati, sevginin derinleşmesinden sonradır. Sevgi aşka dönüşürse o vakit hissediş başlar. Öyle ki güzelin gözü kendi cemaline kapalıdır; sevenin aşk aynası olmayınca kendi güzelliğinin mükemmelliğini temaşa edemez. İşte bu yüzden sevgili için her zaman bir seven gerekir ki sevgili kendi güzelliğini görebilsin, farkına varabilsin.”