Bütün inançların temeli sevgidir. Her kim bir şey veya kimseyi severse ona inanmış, boyun eğmiş, kulluk etmiş olur. Kulluk, sevginin yedi derecesinden biridir ki ilk adımda dostluk başlatır. Bu dereceler ezeli ‘ilgi’den doğar, ilgiyi 'sevgi’ takip eder. Sonra ‘tutku’, ‘aşk’, ‘şevk’ ve ‘kulluk’ diye devam edip ebedi ‘dostluk’ta nihayet bulur. İyi veya kötü, yararlı veya zararlı her tür sevginin bir etkisi, sonucu, meyvesi ve hükmü vardır. Coşku, zevk, özlem, yakınlaşma, ayrılma, uzaklaşma, terk etme, sevinme, üzülme, ağlama gülme...
Bir yerde okumuştum,"
diyor Özden. “Latin Amerika sözüydü galiba... 'Aşk, evlilik için
kullanılmaz. Gönůl işidir , gümüş yerine bakır tencerede pişir
aşını ve âşık olmadığın kadınla ya da erkekle evlen; mutlu
olursun!' Şaşırtıcı bir öğüt, değil mi? Değişik, ilk anda ters gelen
bir değerlendirme gibi dursa da gerçeklik payı büyük, bence."