Toprağına sarılmış, kendini oraya sıkı sıkı bağlayıp hiç hareketsiz kalmış insanlar da görmüştüm. Mutluluklarını olduğu kadar mutsuzluklarını da sabitleyip garantiye alanları da. Onlardan biri olmak istememiştim. Gerçi her gittiği yerde başka bir şeyin, muhtemelen bizzat kendinin içine sıkışıyordu insan ama olsun, yine de gidebiliyor olmak iyiydi.