İnsanın içi hep hüzünle derlenmiş. Mutluluk ne zaman geleceği ne zaman gideceği belli olmayan bir misafirmiş.İnsan gülerken bile, içi isyan edermiş. Sanki içeriden hüzün, çok gülme yine bana kalacaksın, der gibiymiş. Her iyi olan şeyin fazlalığı gibi mutluluğun fazlalığı da sanki çokmuş insana.Ne de olsa çok gülen çok ağlarmış. Sanki hayat bir futbol oyunu, hüzün futbolcu, mutlulukta ona gelmesini beklediği top gibiymiş. Biri atsada topu o da yakalasa der gibi oradan oraya koşturup dururmuş insan.