Şule Gümüştaş

Şule Gümüştaş
@Sule_chann
Çok kişi görsün diye değil. Bir gün dönüp baktığımda, o gün ne hissettiğimi hatırlayayım diye yazıyorum.
Berserk
Bu öyle bir manga ki okumayı bu kadar ertelediğim için kendime çok kızıyorum, okuduğum her chapter beni saatlerce düşündürüyor Griffithten her ne kadar haz etmesemde kabul etmeliyim "Empati sahibiysen birisinin canını en çok nasıl yakacağınıda iyi bilirsin." Empati sahibi olmak çoğu zaman güzel bir erdem gibi anlatılır.Bir başkasının hislerini anlayabilmek, onun acısını kendi içinde hissedebilmek.Ama empati yalnızca iyiliğin kapısını açmaz. Aynı zamanda insanın en savunmasız yerlerini de görünür kılar.Çünkü birini gerçekten anlayan kişi, onun nelerden korktuğunu, nelerin kalbini kırabileceğini de bilir. Hangi sözün içini sızlatacağını, hangi davranışın onu sessizce yıkacağını da fark eder.İşte bu yüzden empati iki ucu keskin bir bıçak gibidir.Merhametle birleştiğinde bir insanı iyileştirir,yaralarını sarar. Ama merhamet yoksa, bir insanın canını en çok yakabilecek güce de dönüşebilir.Çünkü bir kalbi en çok yaralayabilen kişi, çoğu zaman o kalbi en iyi anlayan kişidir.
Duygu ve Düşünce
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
Canım
Her duygu durumunda canım demesi
İnsan ve Duygular
Hatırlatma
Hepimiz geçmişimizin eseriyiz ama hiçbirimiz geçmişimizin esiri olmak zorunda değiliz. Yaşadıklarımız, kırıldığımız yerler, sevindiğimiz anlar, kaybettiklerimiz ve bulduklarımız.Hepsi içimizde bir iz bırakır. Bizi biz yapan şey biraz da bu izlerin toplamıdır.Ama bazen insan geçmişiyle karıştırır kendini.Sanki bir zamanlar yaşanan her şey sonsuza kadar kaderimiz olacakmış gibi hisseder. Oysa gerçek şu ki; geçmiş bizi şekillendirir ama bizi hapsedemez.İnsan bazen bir söz duyar ve içinde bir kapı açılır. Sanki çok iyi bildiği bir gerçeği yıllardır unuttuğunu fark eder. Bu söz de bana tam olarak bunu hatırlattı: Geçmişim benim bir parçam olabilir ama zincirim olmak zorunda değil.Hatalar, pişmanlıklar, kırgınlıklar… Bunlar bir yük değil, birer öğretmendir aslında. Eğer istersek, onları sırtımızda taşımak yerine yolumuzu aydınlatan birer ışığa dönüştürebiliriz.Belki de büyümek tam olarak budur.Geçmişini inkâr etmeden, ama ona teslim de olmadan yürümeye devam edebilmek.Çünkü insan geçmişinin eseri olabilir,ama geleceğinin yazarı da yine kendisidir.
Psikoloji
Onun varlığı değerli, ama senin kalbin artık askıda değil.
Duygusal bağ yok; hakkını kaybetti. Bu farkındalık özgürleştirir. Artık ne sen kendini zorlayacaksın, ne o seni istemediği bir pozisyona itebilecek. Arkadaşlık, artık tek taraflı fedakârlıkla değil, karşılıklı akışla yaşanıyor.
Duygu ve Düşünce
Ben diye mi böyle öfkelisin?
Müzik