Şule

Tiksiniyorum Dünyanın necisliğinden Ve bu necisliğe kör olup Başarımdan hüzün Başarısızlığımdan sevinç duyan Enerjimi kıskanarak sömürmeye çalışan Düşman edilinecek çocuk katilleri, insan yamyamları varken Kendisini ve hayallerini gerçekleştirmekten başka derdi olmayan Beni kendine rakip gören Gülücüğünü truva kılıp, içinden her türlü fesatlığı güden ... Hangi birini sayayım ki.. Bi kaç sene evveline kadar Şahıslara hitabetim yoktu İsyanım hep olaylara idi Fakat tanıdığım insanlar (pek azı hariç) Bana gösterdi ki Olaylar şahsiyetten teşekkül ediyor Ve Şahıslarla muhattap olmak İmtihanın en zorlu seviyesi Ve ben bu imtihanı Bu zehirli şahıslara mesafe koymaktan gayrı bir amelle geçebileceğim ümidini kaybettim. Esasen Tek yolun bu olduğunu tecrübe ettim.. Sömürdüğünüz heyecanımı, Taşımaktan imtina ederek sırtıma yüklediğiniz sorumluluklarınızı, Rabbime havale ederek ve şerrinizden ona sığınarak, Ekine ve nesile edeceğim muhafızlık niyetime himmetle affımı ve tez zamanda bu necis dünyadan ve insanlıktan azade kılınarak kendisine kavuşturmasını diliyorum.
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?

Şule

, bir kitap okudu
Puan vermedi·88 syf.·
410 günde okudu
·
Okunma: 05 Ocak 2026 15:55
·
2026 1. kitabı
Lev Tolstoy
8/10 · 29,3bin okunma
Nevabit kelimesi, ayrıksı ot anlamında, metaforik olarak İsmet Özel'in Türkiye'deki İslâmcı düşünce geleneğindeki konumunu tarif etmek için kullanılmıştır. Düzenlenmemişliği, başka bir amaca (metaforik olarak peyzaja) bağlı olmaması, varlığının düzenlenmiş bir peyzajı rahatsız etmesi gibi imaları içermesi sebebiyle tercih edilmiştir. Özel'in poetikasının ve bizatihi dil kavrayışının ilgili nevabitliği ürettiğini söylemek mümkündür.
Sayfa 12 - Dergâh Yayınları·Kitabı okuyor

Şule

, bir kitabı okumaya başladı
Aytaç Odacılar
8/10 · 2 okunma
Harf devrimi ve kültürel yansımaları
Latin harfleriyle okuyup yazmanın Arap harfleriyle okuyup yazmadan daha kolay olduğu doğrudur. Eski yazıyı bilenler yeni yazıya geçmede zorlanmadılar. ... Eğer Latin harfleriyle okuyup yazan Türkiye, bir günde Arap harflerine geçme denemesi yapsa hepimiz biliyoruz ki bu bir fiyasko olur ve toplum başa çıkılması gereken büyük zorluklarla karşılaşır. Kemalist devrimler toplumda büyük kargaşalar doğurmadıysa bunun sebeplerinden biri kültürel değişimin bir yükselmeyi, bir tırmanma çabasını gerektirmeyişiydi. Aşağı inmek yukarı çıkmak kadar zahmeti gerektirmiyordu. Osmanlı hayatını yürütebilme başarısını göstermiş insanlara Cumhuriyetle gelen yaşama tarzı "hafif" geldi. Dolayısıyla uzun yıllar boyunca sermayeden yedik; hazır bir kültürel birikimin imkânlarını sarf ettik, israf ettik. Ama bu kadarla kalmadı. Kendilerine müsrifçe davrandığımız 'şeyler sadece elde tuttuklarımızdan, dağarcığımızda hazır bulunanlardan ibaret değil. Bizler toplum olarak dağarcığımıza düşme ihtimali olan şeyler hakkında bile hovardaca davrandık. Elimize geçmesi muhtemel imkânları da israfımıza ilåve ettik. Osmanlı Devleti ömrünü uzatabilmek için topraklarını kaybede kaybede yaşama yolunu seçmişti. Türkiye Cumhuriyeti'nin kaybedecek toprağı kalmamıştı. Eğer bundan fazlasını kaybederse devlet olarak varlığının izahı pek kolay olmayacaktı. Toprak feda edemediği için kültürel değerlerini feda etti. Müslümanlığını pazara çıkardı. ... 66
TİYO Yayınları·Kitabı okuyor