Şule

Nevabit kelimesi, ayrıksı ot anlamında, metaforik olarak İsmet Özel'in Türkiye'deki İslâmcı düşünce geleneğindeki konumunu tarif etmek için kullanılmıştır. Düzenlenmemişliği, başka bir amaca (metaforik olarak peyzaja) bağlı olmaması, varlığının düzenlenmiş bir peyzajı rahatsız etmesi gibi imaları içermesi sebebiyle tercih edilmiştir. Özel'in poetikasının ve bizatihi dil kavrayışının ilgili nevabitliği ürettiğini söylemek mümkündür.
Sayfa 12 - Dergâh Yayınları·Kitabı okuyor
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Harf devrimi ve kültürel yansımaları
Latin harfleriyle okuyup yazmanın Arap harfleriyle okuyup yazmadan daha kolay olduğu doğrudur. Eski yazıyı bilenler yeni yazıya geçmede zorlanmadılar. ... Eğer Latin harfleriyle okuyup yazan Türkiye, bir günde Arap harflerine geçme denemesi yapsa hepimiz biliyoruz ki bu bir fiyasko olur ve toplum başa çıkılması gereken büyük zorluklarla karşılaşır. Kemalist devrimler toplumda büyük kargaşalar doğurmadıysa bunun sebeplerinden biri kültürel değişimin bir yükselmeyi, bir tırmanma çabasını gerektirmeyişiydi. Aşağı inmek yukarı çıkmak kadar zahmeti gerektirmiyordu. Osmanlı hayatını yürütebilme başarısını göstermiş insanlara Cumhuriyetle gelen yaşama tarzı "hafif" geldi. Dolayısıyla uzun yıllar boyunca sermayeden yedik; hazır bir kültürel birikimin imkânlarını sarf ettik, israf ettik. Ama bu kadarla kalmadı. Kendilerine müsrifçe davrandığımız 'şeyler sadece elde tuttuklarımızdan, dağarcığımızda hazır bulunanlardan ibaret değil. Bizler toplum olarak dağarcığımıza düşme ihtimali olan şeyler hakkında bile hovardaca davrandık. Elimize geçmesi muhtemel imkânları da israfımıza ilåve ettik. Osmanlı Devleti ömrünü uzatabilmek için topraklarını kaybede kaybede yaşama yolunu seçmişti. Türkiye Cumhuriyeti'nin kaybedecek toprağı kalmamıştı. Eğer bundan fazlasını kaybederse devlet olarak varlığının izahı pek kolay olmayacaktı. Toprak feda edemediği için kültürel değerlerini feda etti. Müslümanlığını pazara çıkardı. ... 66
TİYO Yayınları·Kitabı okuyor
" Düşünce özgürlüğü, düşüncenin marjinal kaldığı toplumlara mahsustur. "
Sayfa 36 - TİYO yayınları·Kitabı okuyor
Alıntı
"Keşke" diye yazmıştım arkadaşlarımdan birine, "aramızdaki mesafe sadece kilometrelerle ölçülebilen cinsten ibaret olsaydı."
Sayfa 60 - TİYO Yayınları XIII. Baskı·Kitabı okudu
Nazım Hikmet, "Yașamaya Dair" demiș. Olmaz, çünkü yaşamayı anlatı konusu yapamayız, yaşamaktan söz edemeyiz, onu ancak bünyemizde duyabiliriz. Bu yüzden "Yaşamak Umrumdadır" demeli.
Sayfa 58 - TİYO Yayınları XIII. Baskı·Kitabı okudu