Kitap, herkesin üzerine zaman zaman düşündüğü "imansız ama iyi birinin durumu nedir" sorusunu temele alarak iyiliğin ne olduğu, neyle, ne zaman anlam kazandığı üzerine yazılmış. Yazarın bu minvalde sorusuna karşılık bulduğu ayeti kerime ise bakara suresi 177.ayeti kerime. Bu ayeti kerime kapsamında iyiliğin 3 boyutuna ulaşıyoruz: iman, ibadet ve ahlak/karakter.
Yazar dinden yoksun ahlakın aslında ahlakın yokluğu anlamına geldiğini hem tarihten hem aklın her doğruyu bulmada yetersiz olmasından hem de ayet ve hadislerden yola çıkarak açıklıyor.
Kitabı okurken göz önünde bulundurulması gereken husus yazarın bir vaize hanım olmasıdır. Dolayısıyla bir felsefecinin yaklaştığı gibi konuyu ele almasını beklemek doğru olmaz. Yazar birçok kaynaktan beslenerek hem akli hem nakli deliller sunsa da dini kabulün ön planda olması beklenen bir durumdur.
Modern çağda her şey gibi madde ve çıkara indirgediğimiz iyilik kavramını kendini ilmi anlamda çom iyi yetiştirmiş bir vaizenin dilinden okumak hâlâ içinde iyinin ve iyiliğin kazanacağı umudunu taşıyan herkese iyi gelecek.