Türk sultanın bir dölü diğerinin yerini alıyor, bir Vezir bir diğerini saf dışı bırakıyor, Allah aşkına Cihan, ömrünün en güzel yıllarını bu yırtıcı hayvan kafesinde geçirmeye değer mi?
Ama Terken kolay pes edecek bir kadın değildi, kendini savunmak için başvurduğu hileler dillere destan olacaktı.
Örneğin birçok eyalet valisine şu şekilde kaleme alınmış mektuplar gönderdi: "Dul bir kadınım, henüz reşit olmamış bir çocuğun sorumluluğunu taşıyorum. Bu çocuğun adımlarına yön verecek, imparatorluğu onun adına idare edecek bir babaya ihtiyacı var. Bu rolü senden daha iyi kim üstlenebilir ki? Birliklerinin başına geçip derhal buraya gel, Isfahan'ı çemberden kurtar ve muzaffer bir komutan olarak şehre gir. Seninle evleneceğim, bütün iktidar senin elinde olacak." Bu taktik tuttu, Azerbaycan'dan Suriye'ye kadar her yerden emirler askerleriyle birlikte çıkıp geldiler ve başkentin etrafındaki kuşatmayı kıramasalar bile, Terken Hatun'a aylarca rahat nefes aldırdılar.
Böylece "çok muhterem Sultan, büyük Şehinşah, Şark'ın ve Garp'ın meliki, İslam'ın ve Müslümanların temel direği, cihanın ve dinin gururu, fetihlerin babası, Halife'nin tek dayanağı" gece vakti, kimseler görmeden, pazardan mal kaçırır gibi bir yol kenarına gömülüverdi. Mezarı bir daha asla bulunamadı. Vakanüvisler, "Bu kadar güçlü bir hükümdarın cenaze namazı kılınmadan, fatihası okunmadan, cesedine kapanıp ağlanılmadan, dövünülmeden ölüp gitmesi görülmüş, işitilmiş şey değildi" dediler.
Gerçekdışı gibi gelen bu sahneler yüzünden, sık sık Hasan'ın adamlarının uyuşturucu kullandıkları ileri sürülmüştü. Ölüme gülümseyerek gitmeleri başka nasıl açıklanabilirdi? Afyonun etkisiyle böyle davrandıkları savına itibar ediliyordu. Bu fikri Batı'da yaygınlaştıran Marco Polo'ydu. İslam âlemindeki düşmanları, Hasan Sabbah ve adamlarını gözden düşürmek için kimi zaman Haşhaşiyun, "afyon içenler" diye anmışlardı. Bazı doğubilimciler daha ileriki bir tarihte birçok Avrupa dilinde "katil" manasına gelecek "assassin" sözcüğünün buradan türediğini düşünmüşler, bu durum da "Haşhaşinler/Assassins" efsanesine iyice ürkütücü bir renk kazandırmıştı.