"Ünlü gözlükçü Wolff'ta da müşteri boldu, görüşlerini daha iyi hale getirmenin peşindeydiler mutlaka. Ama yaşamlarını da daha net görebilecekler miydi acaba?"
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Medeni, cahil, aydın, yobaz.. Vatanın gerçeklerini barındıran karakterlere sahip romanda, kafasında kurduğu ideal vatana hasret bir gazi subayın maddi yoksulluğun içinde manevî varlık aradığı Anadolu köylerinden birindeki hikayesi anlatılıyor. Köylü halkının aleyhinde yazılmış gibi hissettirdiği zannedilse de aslında bunun sebebinin halkta değil de onları aydınlatamayanlarda ve hatta kendinde olduğunu şu sözlerle açıklıyor: " Anadolu halkının bir ruhu vardı, nüfuz edemedin. Bir kafası vardı, aydınlatamadın. Bir vücudu vardı besleyemedin. Üstünde yaşadığı bir toprak vardı, işletemedin. Onu, hayvanî duyguların, cehaletin, yoksulluğun ve kıtlığın elinde bıraktın. O, katı toprakla kuru göğün arasında bir yabanî ot gibi bitti. Şimdi elinde orak, buraya hasada gelmişsin! Ne ektin ki, ne biçeceksin?.."
"Ben bir maskara değilim ama, bir safderun olduğum, bir koca çocuk olduğum muhakkaktır. Bundan bir türlü kurtulamıyorum. Feleğin nice cevr, nice aldanışlar, nice hayal ve umut kırılışları beni pişirmeye yetmedi. Hâlâ, ne çocukça sevinçlerim, ne hoş hayallerim, gönlümün ne safça akışları var."