Sultan irez

Sen mavi giydiğinde unuttuğum denizler bilir seni ne kadar özlediğimi, memleket renkli gözlerin, "kipriğin kaşına değdiği zamanlar" bilir, üşüyen sesim, yüreğini işgal ettiğim kaçak sıtranlar, renkli sonbaharlar, siyah beyaz düşler bilir, bir avucunun sıcaklığından diğer avucunun sıcaklığına ettiğim göçler bilir, parmak uçlarım bilir, kuşlar, çiçekler, ateşe attğım gökyüzü bilir seni nasıl özlediğimi.!✍
Edebiyat
Sultan irez
Hangi kitaptan
Tatil planı hazırsa sıra okuma listenizde!
Bu yaz yanınızdan ayırmak istemeyeceğiniz kitapları sizin için bir araya getirdik. 💬 Siz olsanız bu listeden hangisiyle başlardınız?
Zamanın Behrinde Ramazan Hikâyeleri
10/10
·117 syf.··
2018 22. kitabı
Zamanın Behrinde Ramazan Hikâyeleri, 2014 yılının Ramazan günlerinde kaleme alınmış yazılardan oluşan bir kitap. Basımı da bir sonraki yılın -muhtemelen- Ramazan ayına denk gelmiş. Yazılırken sosyal medyada anında paylaşılan yazıların her birini o süreçte tabi ki birçok kimse gibi ben de okumuştum; ama kitaba dönüşmüş hâliyle okumam için üzerinden üç Ramazanın daha geçmesi gerekiyormuş. Aslında yayımlandıktan sonraki her Ramazan öncesinde bu kitabı okumak için hep bir hevesim olmuştu; fakat demek ki ya yeterli girişimim olmamıştı ya da okumam için en uygun zaman şimdiki zamandı.   Doğrusu ne Ramazanın ne de orucun esâmîsinin okunmadığı şu demlerde benim kalkıp da Ramazan Hikâyeleri’ni okuma sevdasına düşmem hiç de yersiz değildi aslında, aksine kendimce oldukça haklı olduğumu düşündüğüm bir gerekçem ve beni onu okumaya yönlendiren oldukça etkili bir saik vardı. Açıkçası kitabı bitirdiğim şu vakitte doğru bir tercih yapmış olmamın bahtiyarlığını yaşarken aynı zamanda aradığımı bulmuş ve amacıma ulaşmış olmamın da tadını çıkartıyorum, elhamdülillah.   Okumak, kendi adıma yapabildiğim en anlamlı eylemlerden biri. Ama doğrusu onu da her zaman layıkıyla yapabildiğimden emin değilim. Yeri geliyor, okuduklarım yüreğime dokunuyor, ruhumla beraber aklım, fikrim besleniyor, farklı bakış açıları kazanıyorum, ufkum genişliyor, aslıma rücu etmemi gerçekleştirecek tamirat ve tadilatlarla yeniden inşa oluyorum, kendimi buluyor, kendimi iyi hissediyorum; ama kimi zaman da zihnim bulanıyor, kalbim inciniyor, ruhum yaralanıyor. Tıpkı son zamanlarda okuduklarımın üzerimde bıraktığı olumsuz etkilerle olduğu gibi.   Okuduğum yazarlardan bir tanesi,  temel İslam bilimleriyle ilgilenen neredeyse hemen herkesin akademik çalışmalarında müracaat ettiği, tezlerinin haklılığı noktasında
Edebiyat
Zamanın Behrinde Ramazan HikayeleriNecdet Subaşı · Dergah Yayınları · 201529 okunma
Sultan irez
Ramazan başlarken yeniden okumayı planladığım bir kitap
10/10
·184 syf.··
2020 41. kitabı
Kavramlara yüklediğimiz anlamlar doğrultusunda insanlığımızı inşa veya imha ediyoruz. Kavramların içini nasıl doldurduğumuza muadil olarak ortaya bir insanlık hâli koyuyoruz. Kavramlarla düşünüyor, kavramlarla konuşuyor, kavramlarla yaşıyoruz. Bu nokta-i nazardan baktığımız zaman Mahir Zaman’la Yakaza Hâlleri dostluk, muhabbet, gurbet, vefa, aklıselim gibi sosyal veya kişisel hayatımızın niteliğini ve netliğini belirlemesi açısından hayati öneme haiz kavramların kendi dünyamızdaki karşılıkları ile yüzleşme imkânı verirken yazar Necdet Subaşı’nın dünyasındaki karşılıklarına da vakıf olma fırsatı sunuyor. Kitap, yazarın ulusal bir kanaldaki programda yapmış olduğu konuşmalarının çözümlenerek metne dönüştürülmesiyle vücut bulmuş. Masa başında oturarak ve önceden kurgulanmış olarak belli bir plan dâhilinde yazılmış metinlere asla haksızlık etmek istemem. Ama -sureta tek kişilik de olsa- kıvamını bulmuş bir muhabbet ortamında yürekten sökün ettiği çok aşikâr cümlelerin kanatlanıp konacağı mahal, hilafsız yine yürekler oluyor; bu ister o cümleleri dinlerken olsun isterse metne dönüştürülmüş hâliyle satırlardan okurken, fark etmiyor. “Önce söz vardı!” hakikatinden mülhem olsa gerek, ilkin “konuşmak” mevzuu ile selamlıyor bizleri Mahir Zaman. Bir konuşmanın muhatabın kalbinin kulağına intikalini sağlayan; fikir, zihin ve ruh dünyasında inikâsını görmeyi mümkün kılan ve o konuşmayı benzeri binlercesinin arasından çekip çıkararak sıradan olmaktan kurtaran bir sırrı afişe ederek ilk takdimini gerçekleştiriyor. “Size bir şeyler söyleyeceğim; ama bütün bunları benim de duymam gerekir.” diyerek alışkın olduğumuz tutum ve davranışların dışında başka bir şey telkin ediyor. Zira biz daha çok hatiplerin kendilerini muaf tutarak söz alışlarına, muhatapların da kendilerini devre dışı
Mahir Zaman'la Yakaza HâlleriNecdet Subaşı · Mahya Yayınları · 202021 okunma
Sultan irez
Paylaşımınızı biliyordum ama kitabı bitirmeden okumak istemedim.Yine harikaydı hocam Öz'ün özü niteliğinde yazmışsınız, emeğinize sağlık.Kitabın dili harika ,dost meclisinde konuşuyoruz gibi hissettirdi. Tavsiye ettiğin içinde ayriyeten teşekkürler hocam...
Puan vermedi·168 syf.··
2020 3. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 14 Ocak 2020 18:19
dunyabizim.com/m/gormenin-ve-g... Kuşlarla Sohbetin Şartları, birbirinden bağımsız farklı başlıklardaki makalelerden oluşmuş bir kitap gibi görünse de akleden bir kalbin, gören bir gözün, hisseden bir yüreğin sahibinden neşet eden metinler olması hasebiyle hepsi ortak bir noktada buluşuyor ve okuyucuda, asla nostalji tadında geçmişe duyulan bir özlem değil, bilakis gidişattaki aksayan noktalara itiraz duygusuyla bir hassasiyet oluşturuyor. Lügat anlamları içinde “harf” bir şeyin ucu, bir şeyin kenarı, kılıcın keskin kısmı, geminin ucu ve dağın zirvesi gibi anlamları barındırırken; “kelime” bütün kombinezonlarıyla “şiddet ve güç”ü havi iken ve bu kadar tesir gücü olan harflerin yan yana gelmesiyle tesir gücü daha da yüksek olan kelimelerin; kelimelerin yan yana gelmesiyle ise etki alanı emsalsiz bir boyuta ulaşa(bile)n kitabın tesisi söz konusu iken ve “söz uçar yazı kalır” gibi bir motto da dillerimizde pelesenk etmişken yazarın “Yazmalı mı, Yazmamalı mı?” başlığı ile kitaba giriş yapmış olması hayli ilgi çekici. Besbelli ki yazar, sadece iz bırakmış olmak için yazmak istemez, iz bırakmadan da var olmak ister; tıpkı kendisinden terennüm edilen sınırlı sayıdaki dizeleri dışında bize ulaşan esaslı bir eseri olmasa da Yunus Emre’nin asırlara meydan okuyarak var olmaya devam etmesi gibi. “Görmenin ve görünmenin laneti”ne değindiği bir başka yazısında ikisinin arasındaki farkı ortaya koymak için kartalla salyangozun meseline müracaat ederken de, “kartal, çıktığı irtifada hep görür ama gökte bir iz bırakmadan da var olur. Zavallı salyangoz ise pek az görür ama iz bırakmadan var olamaz.” der ve âdeta görmeden iz bırakmaktansa iz bırakmadan görmeyi yeğlediğini ihsas eder. Farklı zaviyelerden bakış diğer
Kuşlarla Sohbetin ŞartlarıAhmet Murat · Ketebe Yayınları · 20191,811 okunma
Sultan irez
İnceleme yazındaki kaleminin gücü ve güzelliği ,kitaptan daha zengin geldi bana.Çok doyurucu bir yazı olmuş hocam,ellerine sağlık ...
"bir ölüm vefalı, bir de sonbahar..” Şiirler, Cahit Zarifoğlu
Sultan irez
"Sonbahar sanattır,diğerleri mevsim."