Her yönetim, kanunları işine geldiği gibi koyar. Demokratlık demokratlığa uygun kanunlar, zorbalık zorbalığa uygun kanunlar, ötekiler de öyle. Bu kanunları koyarken kendi işlerine gelen şeylerin, yönetilenler için de doğru olduğunu söylerler; kendi işlerine gelenden ayrılanları da kanuna, doğruluğa aykırı diye cezalandırırlar.
Bir gün şair Sophokles'leydim. Biri geldi sordu ona: "Aşk'la aran nasıl? Hâlâ kadınlarla düşüp kalkıyor musun?" Sophokles: "Bırak canım sen de," dedi, "bu işten kurtulduğuma bilsen ne kadar seviniyorum. Deli ve belalı bir efendinin elinden kurtulmuş gibiyim." Sophokles'in bu sözünü beğenmiştim o zaman. Yine de beğeniyorum. Gerçekten ihtiyarlık, bu bakımdan kurtuluş sayılır. İstekler, hırslar gevşeyince insan rahatlar, Sophokles'in dediği gibi zırdeli bir zorbanın elinden yakasını sıyırmış olur.