Perperişan bir zillet bir ruh benimkisi
Hastalıklı belki de muhtemel ölü
Gece olunca akar yaşları çiy tanesi gibi
Gündüz olunca kızarır yanakları
Tutsak olunca yüreği dalar gider gözleri
Belki bir sabah bir ölümle
Belki bir akşam güneşiyle asardı kendini
Elleri narin gözleri yeşil kaşları çatık yarim
Sende benden bir parça bir kelam kaldı
Giderken yitik aklım sende kaldı
Bekliyorum dönmeni, bekliyorum seni
Ağma gözlerinin kalbimle yanmasını
Apansız uyanırsan gecenin bir yerinde
Gözlerin uzun uzun karanlığa dalarsa
Bir sıcaklık duyarsan üşüyen ellerinde
Ve saatler gecikmiş zamanları çalarsa
Bil ki seni düşünüyorum
Ümit Yaşar Oğuzcan
Bir anne kurt, ölümcül şekilde yaralanmış yavrularından birini öldürdü; bu bana, haşin bir şefkati ve ölümün nihayete ulaşmasına izin verme gereğini öğretti. Daldan düşen ve tekrar yukarı tırmanmaya çalışan tüylü tırtıllar, bir amaca yönelik çalışmayı öğretti. Kolumu gıdıklayan yürüyüşleri, cildin nasıl canlanabileceğini öğretti. Ağaçların tepesine tırmanmak, günü geldiğinde cinselliğin nasıl hisler uyandırabileceğini öğretti.