Bana kalsa herşey biraz daha kötüye giderdi o yüzden ben gittim
Bana kalsa umutlarda neden arardım
olmayacaklarına zaten inandırmışken kendimi
Bana kalsa senle her sokakta gezmek yerine bir köşe başında durup acılarımı sıraya koyardım
Bana kalsa senle her gece vakti gözlerimize yıldızlar doldurmak yerine karanlığa yumulur gözlerimle susardım
Bana kalsa umut sadece yeterince acı çekmeyenlerin yalanıydı çünkü asla sınanmayacaz mutlulukla bu yüzden inanmadım gülenlere
Bana kalsa içimden daha az yanardı ateş
ellerimi ısıtırken ellerinle
Susup yanı başında duygularıma hakimlik edemezken hangi duygunun sesiyle seslenebilirdim gözbebeklerine
yakışmazken hiç bir duygum sana
Ve bütün benliğimle bedenimde yalnızken
Bunca karanlık içinde tek ışık senken
Nasil inandırayım kendimi serap olmadığına
Bana kalsa bu yüzden gittim.
Ve kaderin sessizliği
Kimsesizlik var üzerimizde
Güzellikler gömülmüş topraktan çok uzağa
Rüyalar kadar kısalmış hayatlar
Ve hiç bir hayat hikayesi
bir çocuk masalı kadar dinlenmemiş...
Yaşanmışlığın bilmem kaçıncı yıl dönümü
ve derinleşmekte hayatın izleri
Coğrafi sırlar biriktirdim aşka benzer
Aşkla çizdim acının geometrisini
matemlerin gölgesinde...
Şimdi dönmek gerek geçmişin ötesine
Şimdi bulmak gerek elle tutulur bir şeyler
Bakmak gökyüzünün gözlerine
Ya da bir çocuğun gözbebeklerine
Yıldızları görebildiğin her yer gökyüzün olsun
Olsun ki yaşa
Yaşa ki gör bıraktığın izleri
yalnızlığında zaman tükettiğini
Ve herşey acıya dönüşmeden
Dünya bıkmadan bizden
Daha ayaktayken koşmak gerek
ya da kaçmak çocukça...
Çocukluk etme
şimdi olduğumuz değiliz olabileceğimiz hiç değiliz
Sadece yokluğumuza eşit bedenen varlığımız.