Süm

Süm
Gökyüzünden düşmüş bir parça..
Zekeriya Peygamber Testereyle ikiye biçildi. Yahya peygamberin kafası kesildi. Meryem'in çekmediği çile kalmadı. ama, mum, mihraptaki gerçek mum sönmedi, yanmaya devam etti. ve parlayacağı günü bekledi. Cebrail'in yaklaşmasıyla alev alev yanacağı günün düşü içinde, sönmemekte direndi.
Sayfa 117·Kitabı okudu
Sezai Karakoç
“Kötü bir anıyı unutmanın en iyi yolu güzel bir tanesiyle değişmektir.”
Ölüm öldürülebilir, ama hiç diriliş öldürülebilir mi?
Sayfa 115·Kitabı okudu
Sezai Karakoç
Kendi kudretine tapan Hiç bir kişinin unutamayacağı ve narsisizmle dolu hiç bir kavramın hesaba katmaktan yakasını kurtaramayacağı kader ironisidir, Hazreti Musa'nın Firavun'un sarayında büyümesi. Çölün sonsuzluğunda bile hurmalar sallanır. Kurak yaz sabahlarında çiğ yağar. Bir Musa doğmasın diye, doğan binlerce çocuk öldürülür. Fakat ölen çocukların kanında Musa bilincinin çiçeği açar. Zulümde boğulan bir halka, suda boğulmayan bir çocuk yol gösterir: suları yarıp geçme yolunu.
Sayfa 99·Kitabı okudu
Sezai Karakoç
İnsan Yaratıcı'nın önünde eğilendir. Tanrı önünde eğildiği gibi, Tanrı yolunda da eğlendir. Buna karşılık, o, kendi nefsi önünde eğilmeyen, tabiata râm olmayan, eşyanın ve maddenin buyruğuna girmeyendir.
Sayfa 87·Kitabı okudu
Sezai Karakoç
Tanrının yeryüzünde halifesidir insan. Tabii ki, şeytanın gölgesi olmayı, Tanrı halifeliğine yeğ görmediği, tercih etmediği sürece.
Sayfa 83·Kitabı okudu
Sezai Karakoç