Rüzgarı okumasını bilenler, canları isterse, hiç görmedikleri bir denizin tuzunu bile tadabilirlerdi sözgelimi. Ya da yıllar önce ölen bir ihtiyarın gençliğinde attığı gevrek kahkahaları bile duyabilirlerdi.
Onun dediğine göre, rüzgar denen şey yalnızca rüzgar değildi... Okumasını bilmek gerekirdi onu. Bunu bilenler rüzgarın içinde hayata dair hemen hemen her şeyi bulabilirlerdi.