Mirza Sümer

Mirza Sümer
@Sumer_0
Diyarbakır
Temmuz 2024 tarihinde katıldı
Sahipkıran’ın İzmir’i Fethi
Kâfirleri kılıçtan geçirdiler ve kaleyi yerle bir ettikten sonra kesilen başlardan minareler yaptılar. Bu arada gemilerle yardıma gelen Ferengler, kalenin yerinde olmadığını görünce şaşkın vaziyette denizde beklemeye başladılar. Sahipkıran, kâfirlerin kellelerini makhalelerle onların üzerine atılmasını emretti. Kâfirler bu kelleleri görünce korkuya kapılıp kaçtılar. Böylece İzmir iki hafta gibi bir zaman zarfında ele geçirilmiş oldu.
Sayfa 404
Sevkolunan Ermeni Mikdarı
Ankara Vilâyeti=47.224 Erzurum Vilâyeti=127.657 Adana Vilâyeti=46.031 Bitlis Vilâyeti=109.521 Halep Vilâyeti=34.451 Hüdavendigâr Vilâyeti=66.413 Diyarbakır Vilâyeti=61.002 Sivas Vilâyeti=141.592 Trabzon Vilâyeti=34.500 Mamuretülâziz Vilâyeti=74.206 İzmit Sancağı=54.370 Canik Sancağı=26.374 Karesi Sancağı=8.290 Karahisar Sancağı=7.327 Kayseri Sancağı=47.617 Maraş Sancağı=27.101 Niğde Sancağı=5.101 Yekûn (Toplam)=924.158
Sayfa 77
Yargı ve Hukuki Cezalandırma
Kaynaklardan anlaşıldığına göre Gök Türk ülkesinde cari cezai hükümler şunlar idi: • Zina yapan evlilerin cezası, idam. • Adam öldürme, idam. • Soygun yapan, bağlı at çalan, idam. • Genç kızlan aldatanlar ağır bir şekilde mal ile tazminat ödemek zorunda bırakıldıktan sonra, o kızla mutlaka evlenmesi gerekirdi. • Adam yaralayanlar, yaranın derecesine göre mal mülk ödemek suretiyle suçlarını tazmin ederlerdi. • At ve koyun çalanlar on katından fazlasını ödemeye mahkum edilirdi. • Diğer hafif suçlar on günü geçmemek üzere cezalandırılırdı. • Vatana ihanet edenler, ordudan kaçanlar ölüme mahkum edilirdi. Ceza işlemleri herkese hiçbir fark gözetmeksizin aynen uygulanırdı.
Sayfa 184
"Küçük Mustafa artık büyüdü diye ortaya çıkmıştı ... " şeklinde başlayan paragraftan sonraki bahis, diğer nüshada şöyle yazılmış: ... Annem bunun sinirli hallerini görür, "Bu çocuk galiba çalışmak ister, bu çocuğu Çalı Çiftliği'ndeki kilisedeki mektebine verelim meşgul olsun" derdi. Buraya bir gün gönderdi. İkinci günü Atatürk bağırmaya başladı, "Ben bu mektebe gitmem. Ben gavur olmayacağım. Neden kilisedeki mektebe gideceğim?" diye bağırdı ve mektebe gitmedi.
Sayfa 234
2. Mardin seferi sonrasında kale ele geçirildiğinde şehir halkının itaatsizliğinden dolayı aynı sahne tekrarlanmış ve içeridekilerin hepsi kılıçtan geçirildiği gibi kız ve oğlan çocukları da atların ayakları altında birer kan pıhtısına dönüşünceye dek ezilmişti.
Sayfa 144