Sümeyra

@Sumeyrae_·
·
sabitlendi
İnsan bazen neyi istemişse ondan mahrum, Neye kavuşmak istemişse onunla arasında bir hicran, Neye koşar adım gitmişse ondan yana bedbaht, Neyi çok sevmişse onunla imtihan, Neye çok yaklaşmışsa ondan o kadar ırak.
Alıntı
Reklam
Tevekkül, bütün dünya bir araya gelip engellemeye çalışsa bile Allah’ın senin için takdir ettiği şeyin sana ulaşacağına, Bütün dünya bir araya gelip sana yardıma çalışsa da Allah’ın senin için takdir etmediği bir şeyin sana ulaşmayacağına inanmandır.
Kul, imânı ölçüsünce imtihan olunur. Eğer imânı kuvvetliyse imtihânı da ona göre ağır olur. Eğer imânında zayıflık varsa ona göre imtihânı da hafif kılınır.
Ümmetin bugün diniyle gurur duyan, inançlarına sımsıkı sarılan ve mâzileriyle övünen genç erkeklere ve genç kızlara aşırı ihtiyacı vardır.
Âbid, oruç tutan, namaz kılan; ömrünün baharında bir genç kız vardı. Bu nesilden bir genç kızdı… Önceki nesillerden değil… Bir genç, kendisiyle evlenmek istedi. Fakat o tereddüt etti. Kendisine neden tereddüt ettiği ve neden teklifi kabul etmediği soruldu. O da şöyle dedi: — Ben orucu ve kıyamı seviyorum. Ben orucu ve kıyamı seviyorum. Bunun üzerine ona: — Eşe hizmet etmek de bir ibadettir ve Allah’a yakınlaşma vesilesidir. Evlendikten sonra da hayır üzere ve ibadet içinde olmaya devam edersin, denildi. Bunun üzerine istihare yaptı ve evliliği kabul etti. Ancak: — Bir şartla, dedi. — Nedir o şart? diye sordular. O da şöyle dedi: — Sadece bir şartım var, başka hiçbir şartım yok. Bana haftada üç gün oruç tutma izni verecek. Çünkü nafile orucun, eşin izni olmadan tutulamayacağını biliyordu. Bu şart genç adama bildirildi. O da sevinerek kabul etti. Genç kız da damat adayının bu şartı kabul etmesine sevindi. Bunun üzerine evlendiler. Evleri takvâ, ibadet ve Allah’ın rızası üzerine kuruldu…
Reklam