Mecdi El Hilali, bu kitapta Ramazan’ı “geçip giden bir ay” olmaktan çıkarıp, insanın kendisiyle ve Rabbiyle yeniden bağ kurduğu bir zaman dilimi olarak anlatıyor. Okurken sık sık durup düşündüm niyetlerimi, ibadetlerimi ve Ramazan’dan beklentilerimi sorguladım.
Kitabın en çok dokunduğu nokta, isminden geliyor aslında yani Ramazan’ın sayılı günler oluşunun hatırlatmasından. Bu vurgu, her günü daha kıymetli yaşama isteği uyandırıyor.
Bu kitabı okuduktan sonra Ramazan’a bakışım değişti. Daha bilinçli, daha niyetli ve daha umutlu hissettim. Ramazan’ı sadece ibadetlerin arttığı bir ay değil, kalbin arındığı ve yönünü yeniden bulduğu bir zaman olarak yaşamak isteyen herkese gönül rahatlığıyla tavsiye ederim…
Sayılı GünlerMecdi El-Hilali · Beka Yayınları · 2019402 okunma
Uzun zamandır böyle bir kitap okumamıştım…
Her sayfasında derin bir huzur, her cümlesinde kalbe dokunan bir öğüt vardı. Allah’ın izniyle, bir süre sonra yeniden okumayı çok istiyorum çünkü sadece bilgi değil, ruhuma da iyi geldi.
İmtihanlara bakış açımı değiştirdi…
Zorlukları nimet olarak görebilmeyi, sabrın ne kadar kıymetli olduğunu ve en önemlisi, Allah’a olan sevgimi daha derinden hissetmeyi sağladı.
Her olayın içinde bir umut, her satırda bir teselli var.
İçinden geçtiğimiz zor zamanlarda yüreğe su serpen bir kitap.
Müslüman kadın Allah'a ve ahiret gününe iman etmiştir. Dünya fitnelerine ve şeytanın hilelerine karşı dikkatlidir. Rabbine itaatkârdır, emrine boyun eğer, yasakladığı şeyden uzak durur, kendisi hakkındaki kaza ve kaderine razıdır. Bir anlık gaflet veya hata neticesi günah işlerse o yüce Rabbine sığınır, O'ndan affını diler. Aile efradından dolayı da Rabbine karşı sorumlu olduğunu bilir. Yaptığı her işte Allah'ın rızasını gözetir. Allah'a kulluğun ve nihai zaferin hak dine ait olduğunun anlamını bilir. Gücü yettiğince iyiliği emreder, kötülüklerden sakındırır.
Kendisine karşı olan görevlerini bilir. İnsanın akıl, ruh ve bedenden teşekkül ettiğini; bedeninin, aklının ve ruhunun her birinin kendisine has yapıları ve ihtiyaçları olduğunu bilir. Bundan dolayı bunlar arasındaki dengeyi korumaya önem verir, birisine önem verip diğerini ihmal etmez; aksine dengeli bir şahsiyet oluşturmak için her birisi ile gerektiği gibi ilgilenir. Bütün bunları yaparken de Allah'ın kitabının, Peygamberinin sünnetinin ve Peygamber Efendimizi (s.a.) en güzel şekilde izleyen selef-i salihinin hayatlarının nuruyla yol alır.
Giyim kuşamında israfa, aşırılığa ve kibre düşmeksizin itina gösterir. Bedeniyle ilgilenmesi ve özeni ise Allah'ın saygın kıldığı, meleklerin secde ettirttiği göklerde ve yerlerdekileri emrine verdiği insana layık bir şekilde olmalıdır. Görünümü, akıl ve düşüncesi, tavır ve hareketleri, tepkileri ölçülü, sempatik ve cana yakındır.
Onun bedeni ve aklı (öğrenme faaliyetleri) ile ilgilenmesi psikolojik durumunu düşünmekten alıkoymaz. Aksine ruhî-manevî eğitime beden ve akli eğitim kadar önem gösterir; ruhunu ibadet, zikir ve Kur'an okuma ile besler. İşin sırrı, hassas ve sağlam bir dengeyi kişinin şahsiyetinin bütün yönlerinde sağlamış olmasındadır
Sevininiz ve sizi sevindirecek şeyleri Ümit edin. Vallahi sizin için fakirlikten korkmam. Ancak sizden öncekilere dünya nimetlerinin açıldığı , genişletildiği gibi size de bu şekilde dünya nimetlerinin bolca verilmesinden korkarım. Sonra onların bu dünya malında birbirleriyle yarıştıkları gibi sizlerde birbirinizle yarışırsınız. Tıpkı bu sebepten dolayı onların helak olduğu gibi sizlerde helak olursunuz