Kendime, yeni bir okuma listesi yapmayı düşünüyorum da tavsiyeleriniz var ise muhakkak okumalısın diyerekten, tavsiyelerinizi almak ve listemi oluşturmak isterim. Herkese şimdiden teşekkür ederim.
Kendime, yeni bir okuma listesi yapmayı düşünüyorum da tavsiyeleriniz var ise muhakkak okumalısın diyerekten, tavsiyelerinizi almak ve listemi oluşturmak isterim. Herkese şimdiden teşekkür ederim.
Shakespeare’in Romeo ve Juliet’i, sadece kavuşamayan iki gencin hikayesi değil; aslında insanın en çiğ, en savunmasız ve en hoyrat hallerinin bir aynasıdır. Verona’nın sokaklarında yankılanan kılıç sesleri ve kadim nefretler arasında, bu iki ruhun birbirine tutunma çabası, adeta betonun çatlağından sızmaya çalışan bir bahar dalı gibidir. Bu eseri gerçekten dokunaklı kılan şey, aşkın büyüklüğünden ziyade, o saf ve çocuksu masumiyetin, büyüklerin anlamsız hırsları ve kaskatı kesilmiş gelenekleri altında nasıl ezildiğini görmektir. Romeo ve Juliet birer mitolojik kahraman değil; fevri, korkan, heyecanlanan ve sadece nefes almak isteyen iki insandır. Onların trajedisi, aslında hepimizin içindeki o geç kalmışlık hissine dokunur; o son mektup vaktinde ulaşsa, o zehir bir an geç içilse ya da o nefret dolu aileler bir an durup çocuklarının gözlerine baksa her şey bambaşka olabilirdi. Shakespeare, bize ölümü bir son olarak değil, sevginin nefret karşısındaki sessiz ama görkemli protestosu olarak sunar. Kitabı kapatıp derin bir nefes aldığınızda, boğazınızda düğümlenen o yumrunun sebebi sadece bir aşk hikayesi değil, insanlığın birbirini anlamak yerine yok etmeyi seçtiği her anın verdiği o kadim sızıdır. Onların mezarı başında barışan ailelerin o geç kalmış pişmanlığı, aslında tüm dünyanın en büyük ayıbıdır; kıymeti bilinmeyen duyguların ancak toprak altında değer kazandığı bir dünyanın buruk bir ağıtıdır bu.
Herkese iyi okumalar dilerim.