Bu kitapta sevilecek tek bir karakter bile yok, hepsi ağzı bozuk ve ahlaksızlığın en diplerinde kokuşmuş hayatlar yaşayan insanlar. Ama bataklıkta açan zehirli bir çiçek gibi bu kitap. İnsan büyülenmekten ve ona bakmaktan ve çürümüş tatlımsı kokusunu bir an olsun içine çekmekten kendini alamıyor. Yer altı edebiyatı okumaya alışkın olsam da bu kitapta bazı sahneleriyle dayanması güç gelen anlar oldu. Ama karakterleriyle, atmosferiyle, kurgusuyla çok canlı. Herkese değil ama iyi edebiyat seven ve yer altı edebiyatına aşina olanlara tavsiye.
Benim gibi bir kitaba başlamadan veya almadan önce yorum arayanlar için bunu buraya bırakıyorum. Kitap hakkında hep olumlu şeyler okudum ve şimdi diyorum ki biz aynı kitabı mı okuduk? Sadece aynı okuyan farklı kişiler olarak benim gibi hissedeceklere gelecekten sesleniyorum: Kitabı okurken inanılmaz sıkıldım ki betimleme okumayı seven biri olarak söylüyorum. Hint Edebiyatına insan üstü bir ilginiz varsa, coğrafi oluşumlar ve jeofizik sizin tutkunuzsa buyrun efendim bu kitap tam da sizlik olabilir. Ama geçen zamanıma üzülerek başka kitap(lar) okuyabilirdim demekten ben kendimi alıkoyamıyorum esefle.