Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Çoğu insan yalnız olduklarını düşünüyor ve her zaman olduğu gibi yanılıyorlar. Hiçbir şey olmasa bile burnunuzun dibinde yüzlerce böcek var ve dokunduğunuz her şey bir kaç trilyon bakteri barındırıyor. Ve evet, bazıları sizi izliyor.
Havada süzülen ya da onun bunun içinden geçen bir şeyler hep olacak, ancak solucanlar sizin için ne denli ilgi çekiciyse havada süzülen ve onun bunun içinden geçen çoğu şey için siz de o kadar ilgi çekicisiniz. Şu an içinde bulunduğunuz mekanda en az beş hayalet dolaşıyor. İçlerinden biri omzunuzun üzerinden bu satırları okuyor olabilir.
Kitabı sıcağı sıcağına bitir bitirmez yazıyorum bu yorumu. Yılın son kitabı benim için güvenilir liman, comfort zone olan Ferrante ve Napoli dörtlemesinin ikinci kitabı oldu. Yıllar önce Türkçe’de yayınlandığı ilk yıl bitirmiştim seriyi, çok sevince bir de İngilizcesinden de okuyayım dedim ve HBO yapımı mükemmel uyarlamasını da izleyerek eş zamanlı ilerledim.
Bilindiği üzere 40’lı yııların sonlarında Napoli’de başlayan ve iki arkadaş(!) üzerinden ilerleyen ve nedense otobiyografik olduğunu düşündüğüm bu roman sadece bir dostluk ya da olay anlatımı değil; dönemin siyasi, toplumsal yönlerini de yansıtan bir panorama. Çocukluktan başlayan bildungsromanları severim ondan dolayı mı yoksa Ankara Üniversitesi İtalyanca günlerimin nostaljisi mi ama sadece
bunlar demek de çok büyük haksızlık olur romana, doğrudan, samimi ve iyi kurgulanmış bir kitap bu. Son olarak kendimi Elena’yı tutarken buldum çoğunlukla belki gizemli yazarımızla bağdaştırdığım için. Herkese iyi seneler dilerim.