Sümeyye Keskin

Sümeyye Keskin
Kapı kapanınca sanki bir tabutun içindeymiş de kapağı üzerine kapatılıyormuş gibi hissetti.Kendi kalbi hariç etrafındaki her şey sanki ölü ve boşmuş gibi geldi. Kalbiyse yüksek sesle ve delice atmaya devam ederek kırılgan bedeninden çıkmaya, her atışında ona daha fazla acı vermeye devam ediyordu.
Reklam
Korku cezadan daha berbattır, çünkü ceza bellidir, ağır veya hafif; bilinmeyene, sınırlandırılmışa kıyasla ceza, daha az ürkütür.Cezasının ne olduğunu anlayınca kız rahatladı.Ağlaması seni şaşırtmasın: Gözyaşları şimdi dışarıya akıyor, daha önce içeride birikip kalmıştır. İçerdeki gözyaşları dışarı akandan daha fenadır.
"Beni övüyorsunuz. Benim şöyle iyi, böyle başarılı olduğumu söylüyorsunuz. Sonra da 'Ama bir kusurun var. Bizim dediklerimizi yapmıyorsun' diyorsunuz. Canım hiç düşünmediniz ki ben sizin dediklerinizi yapsam, o övdüğünüz ben değil, siz olurum."
Kurtuluş Savaşı Günleri·Kitabı okudu
“Bu, Anadolu Türklerinin son şansıdır. Elimizdeki imkanları toplarsak netice alabiliriz. Ama bu fırsatı kaçırırsak, düşman önümüzdeki günlerde Anadolu’nun her yerine girecek; değil elimizdeki silahları, mühimmatı , elimizdeki çakıyı bile alacak. Hele savaş görmüş, tecrübeli, bir gün ayaklanabilecek olan sizleri, nereye giderseniz gidin, teker teker bulup zararsız hale getirecektir. Aslında beladan kaçmıyorsunuz, tam tersine, kendi sonunuzu hazırlıyorsunuz. Cepheye dönün!”
Kurtuluş Savaşı Günleri·Kitabı okudu
Herr mannelig
Bir sabah erkenden, Güneş doğmadan Ve kuşlar tatlı şarkılarını söylemeden önce, Dağ trolü yakışıklı silahtara evlenme teklif etti Kaba bir dili vardı. Bay Mannelig, Bay Mannelig, benimle evlenmez misin, Memnuniyetle sana vereceklerim karşılığında? Evet veya hayır diye cevap verebilirsin, Evlenip evlenmeyeceğine. Sana on iki şahane binek atı vereceğim, Gölgeli bir koruda otlayan. Ne sırtlarına semer vurulmuş, Ne de ağızlarına gem. Sana on iki güzel değirmen vereceğim, Tillö'yle Ternö'nün arasında. Taşları en kızıl pirinçten yapılmış, Çarkları da gümüşle doldurulmuş. Sana altın yaldızlı bir kılıç vereceğim, On beş altın halkayla şangırdayan. Savaşta dilediğince çarpış onunla, Meydanda sen fatih olacaksın. Sana yepyeni bir gömlek vereceğim, Giyilebileceklerin en parlağını.
Müzik