Dilinizin ölmesini önlemek istiyorsanız, bağrında büyüdüğünüz kültürü dünyaya tanıtmak, saygı duyulmasını sağlamak ve sevdirmek, ait olduğunuz topluluğun özgürlüğü, demokrasisi, onuru ve refahı tanımasını istiyorsanız, savaş önceden kaybedilmemiş demektir.
Bunun yanı sıra, sizi kabul eden ülkeye karşı olan duygularınız da bundan daha az karışık sayılmaz. Oraya gelmenizin nedeni, orada kendiniz ve yakınlarınız için daha iyi bir hayat umut ettiğiniz içindir; ama bu beklentiye -güçler dengesinin aleyhte olmasını da düşünürseniz- bilinmeyen karşısındaki korku da eklenir; reddedilmekten, hor görülmekten korkulur, küçümseme, alay ya da merhamet ifade eden her davranışa karşı tetiktesinizdir.