Ben kendi ekmeğimi kazanıp yiyorum; doğru, kuru bir parça ekmek, hatta kararmış ekmek; ama çalışarak kazanılmış, yasal ve hile hurda yapmadan elde edilmiş bir ekmek.
Tarih ciddiye alınmalı mıdır? Yoksa ona seyirci gibi mi katılmalı? Onda bir hedefe doğru bir çaba mı, yoksa lüzumsuz ve nedensiz yere harlanan ve soluklaşan bir ışığın şenliği mi görülmeli? Bunun cevabı, insan hakkındaki yanılsama derecemize, onun oluşunu teşkil ve teşvik eden o vals ve mezbaha karışımının hangi biçimde çözüleceğini tahmin etme merakımıza bağlıdır.