Kapitalist sistemde her yeni bilimsel hamle insan hayatını kolaylaştırırken, insanlığı
binlerce yılda oluşturduğu değerlerinden uzaklaştırıyor. İnsanlığın çektiği acılar nispeten hafifliyor ama bununla birlikte
insanlığın mutlulugunu da azaltıyor. Giderek daha mutsuz toplumların, daha mutsuz bireylerin ortaya çıkmasına yol açıyor.
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Dünyadaki varlığıma kendimce bir değer katmaya çalışıyorum. Hayatımın anlamını kendim yaratmaya çabalıyorum.
"Yaşamak için bir sebebiniz varsa her şeyle baş edebilirsiniz," demis Nietzsche. "Anlamlı bir hayat zorluklar içinde
geçse de son derece tatmin edici olabilir," diyor ayrıca.
Ya Budha'nın dediği gibi zevk peşinde koşmayı bırakarak mutlu olmayı öğreneceğiz, ya da şehir denen bu cangılda küçük şeylerle mutlu olmaya alışacağız. Ne de olsa insan
beyni mükemmel bir uyum yetenegine sahip, küçük seylerle
mutlu olmasını öğretirsen hemen öğreniyor.
Tek başına ne yaparsan yap, ne kadar uğraşırsan uğraş toplumsal yaşamın
muazzam devinimi bir anafor gibi çekiyor insanı içine. Bu koşturmaca içerisinde mutlu oldugun kısacık anları ne kadar
arttırabilmişsen o kadar işte, ötesi yok, kesintisiz bir mutluluk hali yok.