Diğer insanlarla olan tüm etkileşimlerim acı çekme uygulamalarından öte değildi. Bir acıyı hafifletmek umuduyla soytarıyı oynuyordum fakat soytarılığın kendisi de beni yoruyordu artık.
Hayat tüm derinliği, genişliği ve değişkenliğiyle akıp geçerken, sü rekli duyularını etkileyip sarsıyor, sayısız ayarlamalar yapıp anında çeşitli karşılıklar vermesini talep ediyor ve hemen her zaman doğal güdülerini bastırmak zorunda bırakıyordu onu.