Sonuçta varoluşun neden olduğu en büyük yorgunluk belki de insanın yirmi yıl, kırk yıl boyunca, hatta daha bile uzun süre, aklı başında kalmak için harcadığı o olağanüstü çabadır, basitçe, derinden kendi, yani tiksindirici, dehşetengiz, saçma olmamak uğruna. Baştan veri olarak elimize tutuşturulan şu aksak ikinci sınıf insanı, sabahtan akşama kadar hep küçük bir evrensel ideal, birinci sınıf bir insan olarak sunmak zorunda kalmamız ne de büyük kâbus.
Kişi, kişiye devretti sefaletini,
Doldurdular birbirlerini kendi kusurlarıyla.
Buydu esas nihayeti görünmeyenin
Tam da çıkıp gidemediğin yerden sırıtıyor şimdi.
"..yaşam hakkındaki bilgisizliğim yüzünden yanılmalarla, önemsiz işlerle yitirdiğim tüm anları düşündükçe bir kan damlası yüreğimi kaplıyor. En iyiye ulaşmak için değiştireceğim kendimi. Tüm umudum bundadır."
bir şey sona ermek üzere. oturmuş sigaranı tüttürürken, içini kemiren, seni tedirgin eden bir şey olduğunu seziyorsun. gündelik hayatın dertleri mi seni korkutan? hayır. seni korkutan içindeki boşluk.