İşgal edilmiş hiç bir zihnin,Tanrısı yoktur.
Her yoksul,bir başka yoksul doğurarak sefalete yeni bir rehin verdiği andan itibaren suçlu olur.
Din,köleler içindir.Onlara,yaşamın veremediği teselliyi verir.
OsteoSapiens
1907 yılında Kürdistan‘dan İstanbul’a giden Saidi Kurdi sultan Abdülhamid’de bir dilekçe yazarak Türk Kürt birliğinin sağlanması için van’da kürtçe eğitim yapan bir okulun açılmasını talep edince tımarhaneye benzeyen bir zindana atıldı. Sadi kürdi daha sonra “ ey Kürtler! Sizin için tımarhaneye kabul ettim. Kürtlüğü lekelememek için rüşveti reddettim “diyecektir. 
Ehmede xani, kürtlerin dertlerini kendine dert edinirken Mem ü Zin’in giriş bölümünde en çok Kürtlerin birlik olmamasından yakınıyordu. 350 yıl önce Kürtlere yol gösterirken Kürtlerin milli uyanışında önemli bir rol oynadı. Kürtlerin durumunu dile getirirken Kürdistan’ın bölünmesinden “olsaydı bir ittifakımız…” şeklinde başlayan yakınmayla dert yandı, Kürtlerin birlik olmamasının Üzüntü ile ifade etti.
Kürt Kürdistan sorunu her şeyden önce birinci planda özgürlük sorunudur, onur sorunudur; ikinci planda ekmek sorunudur. Kucak kucak ekmeğe sahip olabilirsiniz, özgürlük yoksa onurlu bir insan olamazsınız.
Özgürlüklerine kavuşma da zorlansalar da Kürtler, her şeyden önce Kürt kalmak, asimilasyona karşı ulusal benliklerini korumak zorundadırlar bunu da ulusal değerlerine sahip çıkarak yapabilirler. Kürtlerin sınıf mücadelesi vermekten ve Ümmetçilik yapmaktan önce, milliyetçi olmaları gerektiğini belirtiyor İsmail beşikçi. halkların kardeşliği ve Ümmet kardeşliği söylemlerinin Kürtler için aldatıcı olduğunu, Kürtler söz konusu olunca ulus devlet çağ bitti söylemlerinin yanlış ve kasıtlı olduğunu vurguladı. 
Tüm dünya Ulusları için meşru olan yurtseverlik, milliyetçilik, Kürtler için adeta Kabahat sayılmıştır. Bir milletin varlığını, kimliğini, dilini, sanatını, kültürünü, vatanını ve devlet olma hakkını savunmak, yani milliyetçi olmak niye kabahat oluyor?