Bazen gerçeği görür,kabullenmek istemeyiz.Bazen tutunabilmek için gerçeği ararız.Bazen de yaşanan her olayda tek gerçek varmış gibi düşünürüz.Oysa gerçek herkese göre farklıdır.Olayları kendimize göre eğip bükerek öznel gerçeğimizi yaratmada üstümüze yoktur.Sonra da kendi yaratığımız gerçeklerin peşinden koşarız.ya da kaçarız gerçeklerimizden.Gerçek dediğin tam olarak nedir.?
Bir hükümet kronik beceriksizlik belirtileri göstermeye başladığında,büyük bir kitlesel ayaklanmayla devrilmesi (her ne kadar böyle bir devrilme büyük can ve servet kaybına sebep olsa bile),onun kendi kendine çöküp yıkılmasını beklemekten belki de daha iyidir.Sahici bir halk ayaklanması çoğu zaman canlılık kazandırıcı,yenileştirici ve tümleştirici bir süreçtir.Hükümetlerin kendi ecelleriyle ölüme bırakıldıkları yerlerde,sonuç çoğunlukla bir uyuşukluk ve çöküntü olur.hem de belki hiçbir zaman çaresi bulunamayacak bir çöküntü…