Ey nefsim! Deme: “Zaman değişmiş, asır başkalaşmış; herkes dünyaya dalmış, hayata perestiş eder, derd-i maişetle sarhoştur.” Çünkü, ölüm değişmiyor; firak bekaya kalbolup, başkalaşmıyor. Acz-i beşerî, fakr-ı insanî değişmiyor, ziyadeleşiyor. Beşer yolculuğu kesilmiyor, sür’at peyda ediyor.
Hem deme: “Ben de herkes gibiyim.” Çünkü, herkes sana kabir kapısına kadar arkadaşlık eder. Herkesle musîbette beraber olmak demek olan teselli ise, kabrin öbür tarafında pek esassızdır.
Hem kendini başıboş zannetme. Zira şu misafirhane-i dünyada, nazar-ı hikmetle baksan, hiçbir şeyi nizamsız, gayesiz göremezsin. Nasıl sen nizamsız, gayesiz kalabilirsin? (Bediuzzaman Said Nursi)
Hiçbir şey vazgeçilmez değildir,
Ya Baki Entel Baki çektin mi tamamdır :)
Ya Rabb madem ki Sen bakisin, ebedisin Sonsuzsun
Öyleyse giden gitsin sen bana yetersin
🥀🐦
İşte, ey sabırsız nefsim!
Sen üç sabırla mükellefsin.
Birisi, taat üstünde sabırdır.(ibadetlerde)
Birisi, mâsiyetten sabırdır.(günahlardan sakınma)
Diğeri, musibete karşı sabırdır. (başa gelen imtihan)
Aklın varsa, şu Üçüncü İkazdaki temsilde görünen hakikati rehber tut, merdâne “Yâ Sabûr“ de, üç sabrı omuzuna al. Cenâb-ı Hakkın sana verdiği sabır kuvvetini eğer yanlış yolda dağıtmazsan, her meşakkate(zorluğa) ve her musibete kâfi gelebilir; ve o kuvvetle dayan.
Bediuzzaman Said Nursi