Şura ertorun

📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
“Bilgisizlere elinizden geldiği kadar çok şey öğretiniz. Parasız öğrenim vermediği için toplum suçludur; yarattığı karanlığın sorumlusu odur. Bir ruh eğer karanlıkla doluysa, günah orada işini görür. Suçlu, günah işleyen değil, karanlığı yaratandır.”
Sayfa 17
“Ben zannediyordum ki ömürlerimizin teknesini istediğimiz sahile çekmek için yalnız onun dümenini ele almak kâfidir… Anlıyorum ki değilmiş… yollar görünmez kayalarla doluymuş… Onlara çarpmamak lazımmış… Daha fenası gizli akıntılar varmış ki insan onlara kapıldığı zaman yolun değiştiğini gittikçe uzaklaştığını farkedemezmiş… Ta kendisini başka sahillere düşmüş görünceye kadar…”
Sayfa 68
“Kimseden hiçbir şey beklemiyorum. Böylece hayal kırıklığına da uğramamış oluyorum.”
Sayfa 47
“Acımak… Ben insan ruhlarındaki derinliğin ancak onunla ölçülebileceğine kaniim. Evet dibi görünmeyen kuyulara atılan taş nasıl çıkardığı sesle onların derinliğini gösterirse başkalarının elemi de bizim yüreklerimize düştüğü zaman çıkardığı sesle bize kendimizi insanlığımızın derecesini öğretir… Fikrimce yalnız doğruluk hastalığı bir hak ve hakikat meselesi etrafında toplanmak kabiliyeti bir cemiyeti mesut etmeğe kâfi gelemez… Bunun için acımak birbirimizin feryadını iniltisini duyabilmek de lâzım… ”
Sayfa 12