İnsan, sabahtan akşama kadar bir şey bekliyor, ama hiçbir şey olmuyordu. İnsan yine bekliyor, bekliyor. Yine bir şey olmuyordu. İnsan bekliyor, bekliyor, bekliyor düşünüyor, düşünüyor, düşünüyor ta ki şakakları zonklayana denk. Bir şey olmuyordu. Yine yalnızlık... yalnız...yalnız...
Fakat sen beni; cebinde taşıdığın ve karanlıkta, saatlerini sabırla ölçen; yollarda, duyulmayan kalp atışlarıyla sana eşlik eden ve acele bakışlarının, saniyelerin tiktaklarının ancak milyonda birinde saatin yayının gerginliğini hissettiğin kadar hissediyordum.