Kraliçeler, Krallar, Cadılar, Büyülü Yaratıklar, İnsana Dönüşebilen Ejderhalar ama en önemlisi de Kara Süvariler… Daha doğrusu kimsenin bilmediği ama tek başına kalan, yaşayan tek kara süvari. Küçüklüğünden beri bunun için eğitilen, bir sürü göreve giden ama en sonunda onu yetiştiren kişinin yanına dönen kara süvari herkese korku salıyor ve yeni efsaneler yazılmasına sebebiyet veriyor.
Onu gören herkes kara süvari hakkında dönen efsaneler hakkında konuşmaya devam ediyordu. Kimsenin gitmek isteyemeceği ormanlardan geçiyor, haber götürüyordu. Her kim onu çağırdıysa kan yemini ederek aralarında sessiz ama ilahi olan o anlaşmayı sağlıyorlardı.
Gene o anlardan bir tanesinde olan kara süvari için bu kez durum farklıydı. Kendi benliğini bulacağını söyleyen, rüyalarını süsleyen o adam aklını karıştırıyordu. Artık kimliği gizliliğini yavaşça yitirmeye başlıyordu. Çıkacak olan savaşta ise tarafını seçmeli ve belki de kimliğine ihanet ederek insanlara yardım etmeliydi. Çünkü kara süvariler hiçbir şekilde insan işine karışmazdı, ucu kendilerine dokunmadığı müddetçe.
Serbest kalan ejderha ruhu, uyandırılmak istenen kötü tanrı işleri iyice çıkmaza sürüklerken Kara Süvari ne yapacak? İnsanların savaşına dahil mi olacak? Peki ya kehanetler?
~~~~~~~~~~~~~~~~
Macera fantastiklerine bayılıyorum. O kadar çok olay örgüsü var ki hani merakla ne olacağını bekleyerek okudum ful. Özellikle de Kara Süvarinin gerçek halini gördükleri zaman öğrenenlerin verdiği tepkiler çok iyiydi. Ama en çok da onun hissettiği yalnızlık duygusuna üzüldüm. Evet, onu büyüten Lord Honor hayatında ama yalnızlık illaki çekiyor. Bu arada rüya kısımları, sürekli her belirsizlik hissettiğinde büyük tanrıya başvurması çok güzeldi. Başka türlü insan işlerine karışamazdı.
Allen ile dostlukları çok hoşuma gitti. Aynı