Öteki konusundaki görüş; kalıpyargılar ve ön yargılar aracılığı ile kurgulanıyorsa, bu imgelerin altında yatan "kendini-görüş" çok daha dolaylı olacaktır.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Polemikçi karikatür ile bilinçsiz çarpıtma arasında kesin bir çizgi yoktur; zira karikatürcü bir yandan mevcut ön yargılara başvururken bir yandan da onları pekiştirir.
Kalıpyargıların çoğalmaları ve uzun ömürlü olmaları, kolektik fantezi ürünü ya da "hayali" olan bu örneklerin, izleyicinin "dikizleme" arzusuna yanıt verdiğini gösteriyor.
Ötekilere ait kalıpyargıların çoğu ya düşmanca ve aşağılayıcı ya da en iyi ihtimalle sözde alçakgönüllü bir tavır yansıtıyordu ve yansıtıyor. Bir psikolog, muhtemelen bu nefretin altında yatan korkuyu ve 'kendi'nde olan sevimsiz yönlerin bilinçsiz olarak 'öteki'ne aktarılmasını arayacaktır. Kalıpyargıların çoğu kez izleyicinin kendine biçtiği imajın tam tersi bir biçime girmelerinin nedeni belki de budur.
Şark neredeyse tümden Avrupa'ya özgü bir buluştu; antik çağdan beri, gönül maceralarının, egzotik varlıkların, akıldan çıkmayan anılarla görünümlerin, olağanüstü deneyinlerim mekânı olagelmişti. Artık yok oluyordu; bir anlamda yok olmuştu bile, vadesi dolmuştu.