Batı'nın Şark Anlayışları

Şarkiyatçılık

Edward Said
Çevirmen:
Berna Ülner
Tahmini Okuma Süresi:
11 sa. 47 dk.
Sayfa Sayısı:
416
Basım Tarihi:
2016
Yayınevi:
Metis Yayınları
Orijinal Adı:
Orientalism, Western Conceptions Of The Orient
ISBN:
9789753422369
Ülke:
Türkiye
Dil:
Türkçe
Format:
Karton kapak
Reklam

Yorumlar ve İncelemeler

Doğunun Prensi, Batının Ötekisi
10/10
·416 syf.·
2022 247. kitabı
Şarkiyatçılık diğer adıyla Oryantalizm çalışması özellikle batı dünyasında büyük ses getirmiş ve yoğun eleştirilere de uğramıştır. Bu kitabı ilk okuduğumda Edward Said yeni vefat etmişti. Kitabı okurken Said’e büyük hayranlık beslemiş ve onu maalesef erken kaybetmemizden dolayı da çok üzülmüştüm. Kendisi dünyanın en önemli sosyal bilimcilerinden biriydi ve parmakla sayılabilecek entelektüeller arasına giriyordu. Kitabın ilk bölümünde yazar kimlere Şarkiyatçı ya da Oryantalist denir bunun tanımını yapar; “antropolog, sosyolog, tarihçi ya da filolog olması fark etmez- Şark hakkında yazan, ders veren ya da Şark'ı araştıran kişi Şarkiyatçıdır, yaptığı iş de Şarkiyatçılıktır.” Peki bu Doğu bilimciler Doğu dünyası(şark) ile ilgili neleri eleştiriyor ve onların gözünde şarklı kim? Said Batı’nın Doğu’yu nasıl “öteki”leştirdiğini anlatır.Oryantalist metinlerin (örneğin: Silvestre de Sacy, Renan) Doğu’yu nasıl egzotik, irrasyonel, durağan ve geri olarak betimlediğini örneklendirir. Oryantalist yazar ve seyyahlardan bolca alıntılar yaptığı kitabında Said’in eleştirdiği noktalar; Batılıların gözünde Şarklıların çok geri olduğu, her şeye hakim olan batının şarkı da yönetmesi gerektiği, batının gözünde Hint, Arap, Çinli , Türk, Afrikalı yani batı dünyasının dışındaki her yer bir doğudur. Şarklılar çok aşağılık toplumlardır, şehvet düşkünüdürler , tembeldirler bu yüzden de şişmandırlar , zevk için kendilerini uyuşturacak otlar çekerler ( çok ilginçtir ki bugün ABD’ de halk en çok obezite, uyuşturucu ve seks bağımlılığı şikayetleriyle tedavi görmektedir) yani batı bu geri, şehvet düşkünü ve barbar topluma egemen olmalı ve burayı yönetmelidir. Doğu milletleri kendilerini yönetemezler. Yönetim mekanizmasından anlamazlar. Bağımlı milletlerdir. Edward Said’e göre Batı , Doğu topraklarını
ŞarkiyatçılıkEdward Said · Metis Yayınları · 2016622 okunma
Puan vermedi·416 syf.··
2025 51. kitabı
Şarkiyatçılık , Batı’nın Doğu’yu nasıl algıladığı ve bu bakış açısının nasıl oluştuğunu sorgulayan önemli bir eserdir. Said’e göre Batı, yüzyıllar boyunca Doğu’yu “geri kalmış, gizemli, egzotik duygusal ve akıldışı” bir yer olarak tanıtmış; kendisini ise “ilerlemiş, akılcı ve üstün” olarak konumlandırmıştır. Bu bakış açısı yalnızca edebiyat ve akademik çalışmalarla sınırlı kalmamış, aynı zamanda sömürgecilik politikalarını da haklı göstermek için kullanılmıştır. Kitapta Said, Şarkiyatçılığın sadece Doğu’yu inceleyen tarafsız bir bilim dalı olmadığını; aksine Batı’nın kendi çıkarları doğrultusunda ürettiği bir düşünce biçimi olduğunu savunur. Bu düşünce biçimi sayesinde Batı, Doğu üzerinde kurduğu ekonomik, siyasi ve kültürel egemenliği meşrulaştırmıştır. Yani Batı, Doğu’yu tanımlarken aslında onu şekillendirmiş ve kontrol edilebilir bir hale getirmiştir. Şarkiyatçılık, okura Doğu-Batı ilişkilerine eleştirel bir gözle bakmayı öğretir. İnsanların, toplumların ve kültürlerin tek tip kalıplarla anlatılmasının ne kadar yanıltıcı olduğunu gösterir. Bu yönüyle eser, sadece bir tarih ya da sosyoloji kitabı değil; aynı zamanda önyargılarımızı sorgulatan bir farkındalık çalışmasıdır. Günümüzde medya, siyaset ve popüler kültürde hâlâ süren Doğu’ya yönelik kalıp yargıları anlamak için de oldukça yol göstericidir.
1000Kitap
ŞarkiyatçılıkEdward Said · Metis Yayınları · 2016622 okunma
Puan vermedi·416 syf.··
2022 3. kitabı
Usta bir kalem ve yine doğuya açılan farklı pencereler. İlk başlarda sayfa sayasından ürperiyor insan ama kitabın içine girince dünya haritasında ordan oraya atlıyor. Bir çok düşünürün doğu için eleştirilerinin var olduğu gibi sanki yazar doğuyu o düşünürlerin karaladığını ima etmek için yazmış gibi. Kitabı okuduktan sonra şark nedir sorusuna güneşin doğduğu yerdir diyosunuz ama bu sefer inatla, hırsla, batıyı yüceltip doğuyu herşeyden aşağı kılanlara karşı bir kez daha ve yüksek sesle, şark güneşin doğduğu yerdir! Garp ise güneşin battığı...
Siyaset
ŞarkiyatçılıkEdward Said · Metis Yayınları · 2016622 okunma
Puan vermedi·416 syf.··
2020 47. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 26 Ekim 2020 16:05
Bu kitap bir, iki veya üç oturuşta değerlendirilebilecek bir kitap değil o yüzden özümseyerek her İslam antropolojisi üzerine atıfta bulunmak istediğimde veya makale yazmak istediğimde yeniden ve tekrar değerlendiriyorum. Bu platformda bu kitap ile ilgili alıntı ve incelemelerde daha önce bulunmadığım için 1000 kitap özel bir okuma yaparak kendi profilime renk katacağım.
ŞarkiyatçılıkEdward Said · Metis Yayınları · 2016622 okunma
Oryantalizm
8/10
·
Beğendi
Oryantalizm nedir? Oryantalizm, tek yönlü bir alan değildir, bu yüzden basit şekilde tanımlanması da zordur. Ayrıca onun bu kalıplara sığmayan hali kitabın da bazı kesimlerce biraz ağır olarak görülmesini sağlayan yegane husustur. Oryantalizm, her şeyden önce Batı'nın Doğu'ya karşı duyduğu hislerin bir yansımasıdır; Doğu'ya yönelik ilk araştırmaların yapıldığı zamanlarda onu araştırma ihtiyacı hissedilmiş, böylece zamanla ona bir aşinalık kazanılarak onun karşısında duyulan "korku" azalmıştır. Daha sonra Napolyon'un Mısır'ı işgali ile birlikte bir kırılma noktası yaşanmıştır; bu, Oryantalizm'in Batı'nın Doğu'ya hakim olma yolunda araçsallaşmasını sağlayan ilk olaydır. 19. yüzyılda da Oryantalizm akademik bir alan haline gelmiş; filoloji ve antropoloji çalışmalarıyla da desteklenmiş ve olgunluğa ulaşmıştır. Yüzyılın sonunda ise doğrudan emperyalizmin amaçları doğrultusunda kullanılmaya başlamıştır. Sömürge yöneticilerinin zihniyetini şekillendirmiş, onların tavırlarında belirleyici bir rol oynamıştır. İkinci Dünya Savaşı sonrasında ise ABD'nin küresel güç olmasıyla beraber Şarkiyatçılık'ta da bir değişim görülmüş, ancak bu değişim özde olmamış; Şarklı'ya dair olan görüşler yine korunmuş hatta popüler kültürle beraber toplumsal kesimlere de yayılmıştır. beyazrenklidefter.blogspot.com/2021/05/oryanta...
Tarih
ŞarkiyatçılıkEdward Said · Metis Yayınları · 2016622 okunma
3/10
·416 syf.··
Beğendi
·
2022 8. kitabı
·
28 günde okudu
·
Okunma: 09 Nisan 2022 05:46
Edward w. Said şarkiyatçılık kitabinda Batı'nın Doğu'u nasıl ele aldığını, Batı'nın Doğu'ya bakış açısını, sömürge çalışmalarını ele almış. Yazar da Doğu-Batı arasında kalmış ve bu Doğu-Batı arasında kalması elbette kitaba da yansımış kitap, şarkiyatı hiç bilmeyenler için ağır bir kitap. Ama bu konu ile ilgili daha önce okuma yapmış olanların kesinlikle okuması gereken bir kitap.
ŞarkiyatçılıkEdward Said · Metis Yayınları · 2016622 okunma
Puan vermedi·416 syf.·
2017 24. kitabı
Dili ağır bir kitap. Ana hatlarıyla şarkiyatçılık nedir ve aslında nasıl olması gerekir düşüncesinden hareketle bir kısım şarkiyatçıların şarkiyatçılık hakkındaki üslubunu anlatarak, şark hakkındaki bakış açılarına eleştiri getirmektedir.
ŞarkiyatçılıkEdward Said · Metis Yayınları · 2016622 okunma
7/10
·416 syf.··
Beğendi
·
2021 51. kitabı
·
23 günde okudu
·
Okunma: 28 Aralık 2021 22:18
Kitabı okumak -ihtisas alanı olmayan birisi için- gerçekten zor. Lakin az çok bilgi sahibi olmak elbet mümkün. Zor olan kısmı ise çok teferruatlı ve çok fazla şahıs ismi geçmesi. Az çok anladığımla bile "Keşke şu tarz kitaplar bizim "aydın" dediğimiz karanlıkların eline geçse de o tapındıkları Batı'nın kendileri hakkında neler düşündüklerini bir görseler" diye düşünüyorum. Son olarak kitabı daha iyi anlamak için Altay Cem Meriç kardeşin incelemesini de izlemenizi mutlaka ve mutlaka tavsiye ederim. youtube.com/watch?v=204FEx-...
Felsefe-Düşünce
ŞarkiyatçılıkEdward Said · Metis Yayınları · 2016622 okunma
Puan vermedi·416 syf.··
2021 15. kitabı
Batı’nın, Şark üzerindeki etkisi her zaman ilgimi çeken bir konu olmuştur. Neden her zaman Batılı insanın yaptığı doğru ancak Doğulu insanın yaptığı düzeltilmeye muhtaç ve yanlıştır? Çok uzun zamandır kitaplıkta okunmayı bekleyen bir kitaptı Şarkiyatçılık. Maalesef kötü çeviri okunmayı bir tık daha da güçleştiriyor. Hali hazırda kitabın dili de ağır ve kavramsal ifadeler çok fazla. O yüzden okumadan evvel kelime dağarcığınızın gelişmiş olmasına dikkat edin derim. Gelelim kitabın yazarına. Yazarımız Edward Said Kudüs doğumlu, kendi tabiriyle bir Şarklıdır. Yıllar boyunca oradan oraya sürüklenmiş dünyanın çeşitli yerlerinde eğitim almıştır. Şahsen ben kitabı okurken kendisinin bilgi birikimine ve bu bilgileri okuyucuya geçirme yöntemine hayran kaldım. Kitabın konusu adından da belli olduğu üzere Batı’nın Şark anlayışı, üç bölümden oluşan kitap ilk önce Şarkiyatçılığı bir düşünce ve eylem alanı olarak inceliyor. Ardından 18 – 19. Yy arasında başlayan modern şarkiyatçılığın ilk evrelerinden, Batı’daki Şark araştırmalarından, bu araştırmacılardan ve Şark üzerine yazan edebiyatçıların ideolojilerinden bahsedip, son aşamada dünya merkezinin İngiltere ile Fransa’dan kayıp Amerika’ya geçmesi ile günümüz Şarkiyatçılığının sadece siyaset sahnesinde korkutulup ve yahut bastırılıp kontrol edilmesi gereken bir bölge haline geldiğini anlatarak kitabı noktalıyor. Elbette benim gibi konuya merakı olan herkesin okuması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum. Benim okurken dikkatimi en çok çeken nokta kendilerini üstün ırk olarak gören ve bunu bütün dünyaya kabul ettirmiş bulunan Avrupa, bu üstünlüğünü açıklamaya çalışırken Şark’ı yani Doğu’yu utangaç bir bakire olarak betimliyor. Avrupa’nın kendisi ise bütün iyi özellikleri bünyesinde barındıran gelişmiş bir erillik içeriyor. Ancak
ŞarkiyatçılıkEdward Said · Metis Yayınları · 2016622 okunma
Puan vermedi·416 syf.··
2023 2. kitabı
·
11 saatte okudu
·
Okunma: 06 Haziran 2023 11:18
Avrupa'nın Ortadoğu'yu nasıl gördüğünü net bir şekilde anlatmış yazar. Oryantalizm ile ilgilenenlerin mutlaka okuması gereken bir kitap. Dili biraz ağır lakin.
İnceleme
ŞarkiyatçılıkEdward Said · Metis Yayınları · 2016622 okunma

Yazar Hakkında

Edward SaidYazar · 26 kitap
Edward Wadie Said, 1935 yılında Kudüs’te doğmuştur. Anne ve babası Filistinli olan Said’in önadının (Edward) bir İngiliz ismi olmasında annesinin 1935’lerde Galler Prensi’ne olan hayranlığı etkili olmuştur. Babasının I. Dünya Savaşı sırasında askerliğini Fransa’da, Amerikan Keşif Kuvvetlerinde yaparken ABD vatandaşlığını kazanması, ABD’ye gitmesi ve orada birkaç yıl okuması onun daha sonraki hayatı üzerinde etkili olacaktır. Kahire Victoria Koleji’nde lise öğrenimine devam ederken sorun çıkardığı gerekçesiyle bu okuldan uzaklaştırılan Said, babası tarafından ABD’deki Massachuttes Mount Hermon School’a gönderildi. Victoria Koleji’inde iyi bir eğitim aldığı için bu okulda dereceye girmeyi başarmıştır. Üniversite öğrenimini Princeton ve Colombia Üniversitesi’nde İngiliz edebiyatı üzerine yaptı. 1963’te Colombia Üniversitesi’nde ders vermek üzere New York’a geldiğinde egzotik ama özel bir dikkat gösterilmesi gerekmeyen Arap kökenli biri olarak görülen Said, 1967 Arap-İsrail Savaşı’ından sonra bir Filistinli olması nedeniyle büyük değişim geçirdi ve az da olsa siyasal olayların içinde yer almaya başladı. 1970’li yıllara geldiğinde hem Batı hem de Araplar adına konuşmak zorunda kalan biri konumuna geldi. Böylesi zor bir durumdan çok sesli bir biçimde düşünmeye ve yazmaya başlayarak kurtulmayı kısmen başardı. Bununla birlikte Arap dünyasında Filistin yüzünden bir çok hakarete maruz kaldı. Yahudi Savunma Konseyi kendisini Nazi ilan etti. Üniversitedeki odası kundaklandı, kendisi ve ailesi sayısız ölüm tehditleri aldı. Bütün bunlara rağmen ünü kötü olan Filistin davasına bağlı olduğunu ilan etmekten çekinmedi. 1977’de Filistin Kurtuluş Örgütü’nün parlamentosu görevini gören Filistin Ulusal Konseyi üyesi seçildi. 1991’de başlayan Oslo, yani İsrail ile masa başında anlaşabilmek için Filistin halkının meşru haklarından taviz verme sürecine şiddetle karşı çıktığından, Konsey’den istifa etti. Filistin halkına desteğini son günlerine kadar devam ettirdi. Akademik hayatına gelince Said, 1974’te Harvard’da arşılaştırmalı Edebiyat Bölümü’nde konuk öğretim üyesi olarak, 1975’te Stanford Davranış Bilimleri İleri Araştırmalar Merkezi’nde burslu araştırmacı olarak, 1979’da John Hopkins Üniversitesi Beşeri Bilimler Bölümü’nde misafir öğretim üyesi olarak bulundu. Arab Studies Quarterly’de editörlük yaptı. New York’taki Dış İlişkiler Konseyi, Amerikan Sanatlar Akademisi ve PEN yönetim kurulu üyeliklerini yürüttü. 1976’da Harvard Üniversitesi Bowdoin Ödülü’nü, 1994’de ise Lionel Trilling Ödülü’nü aldı. Lisans ve lisans üstü eğitiminde edebiyat, felsefe ve müzik dersleri alan Said müzikolog, verimli bir denemeci, düşüncesi ve tavır alışları coşkunluk doğuran bir düşünür olarak tarihteki yerini almıştır. Said, 24 Eylül 2003 tarihinde uzun süreden beri çekmekte olduğu lösemi hastalığına yenik düşerek 68 yaşında vefat etmiştir.