Duasız üşürdü yürekler . Bir dua edeni olmalıydı insanın bir de dua ettiği. Bilemezdik hangi kırık gönlün duasıydı karanlıkları aydınlatan,umulmadık kapıları açan. Nasıl güzel diyordu derviş:"Bilemezsin kimin için ettiğin duadır,seni böyle ayakta tutan."
Her şey tek bir sorudan evrilir, gelişir ve değişir. "Bu dünyadaki yerim nedir?" Elmasın kömürde, ipliğin pamukta gizli olduğu dünya burası. Sır hem gözünün önünde hem de gören gözün sindiremeyeceği kadar derinde. Aldığı nefesi kendi içinde kaybettiğini bilmeyen insan, kendi dışında arasa da neyi bulacak sanki? Hareket ediyoruz. Karşılaşıyoruz. Hatırlıyoruz. Unutuyoruz. Görünmeyeni arayan hareket hali içinde, yalnızca kendimizden kendimize ilerliyoruz. Kainat kocaman bir ayna. Hakikati aramak kendini bulmak... Sevginin nefrete dönüşmesi de bunun yokluğundandır.
Yeşeremeyen kararır...