Merhabalar,
Okurken bana bakış açısı katan cümlelerin bi kısmını kendime not etmek için burada paylaşıyorum, yine de etkileşime açık olduğum için profilimi açık bırakıyorum.
Keyifli Okumalar.
"Babasız büyürsen âlemin bir merkezi ve sırrı olduğunu anlamaz, her şeyi yapabileceğini sanırsın..." dedi Serhat. "Ama bir süre sonra ne yapacağını bilmez, dünyada bir mana, bir merkez bulmaya çalışır, sana hayır diyecek birini aramaya başlarsın."
Korkunç İvan'da pişmanlık duygusuyla birlikte oğluna karşı aşırı bir sevgi, şefkat de hissediliyordu. Bu çelişkili ruh hali bana babamın dikkatimi çektiği, yetenekli eleştirel sanatçı ve şairler için devlet büyükleri tarafından sık sık tekrarlanan korkunç bir sözü hatırlattı:
"Şairi önce asacaksın, sonra darağacının altında ağlayacaksın."
Hem Sührab hem de Oidipus'un asıl babalarından uzak olmalarının üzerinde yeterince durmamıştım. Herhalde yeni bir baba aradığımı kendimden de saklamak istiyordum da ondan, dedim kendime.
Kuvvetli, kararlı bir babamız olsun, bize neyi yapıp neyi yapamayacağımızı söylesin isteriz. Niye? Neyi yapıp neyi yapamayacağımıza, neyin ahlaklı ve doğru, neyin ise günah ve yanlış olduğuna karar vermek zor olduğu için mi? Yoksa suçlu ve günahkâr olmadığımızı işitmeye her zaman ihtiyaç duyduğumuz için mi? Bir baba ihtiyacı her zaman mı vardır, yoksa, kafamız karıştığı, dünyamız dağıldığı, ruhumuz daraldığı vakit mi isteriz babayı?