Ah güzel İstanbul’a…
Eski yaraya…
Seher vakti kâğıt toplayan çocuklara…
Kürt böreğine…
Sabah ayazına…
Maden ocaklarına…
Kömür karasına…
Gönül yarasına…
Ekmek parasına…
Helal lokmaya…
Yokuşa Akan Sular’a…
İşçi Süleyman’a…
Alın terine…
Emekçilere…
Vazgeçmemeye…
Sıcak ekmek buğusuna…
Ve sana…
*****
Keşkeye…
Yoksulluk İçimizde’ye…
Elbette Yetmişdokuzun kışına…
Yazlık sinemalara…
Seninle seyrettiğim aşk filmlerine…
Sensiz seyrettiğim ayrılıklara…
Yakalandığım yalnızlıklara…
Pazar sabahlarına…
Sen gidince üşümeye…
Çok üşümeye…
Hep üşümeye…
Jilet kesiğine…