Yüreğini vermeli insan,
Sıktığı ele, kucakladığı dosta,
Dokunduğu omuza, gülümsediği yüze,
Baktığı göze, dinlediği söze...
Çünkü verdiğimiz kadar alacağız bu dünyadan;
Yani, ektiğimiz kadar biçebileceğiz,
Sonra ‘hepsi benim’ diyebileceğimiz...
Ama sadece yürekten verdiğimiz kadar...
Bir umut ışığı olduğumuz kadar,
Bir gönül dolusu insanlık paylaştığımız kadar....
Ne eksik, ne fazla; sadece hakettiğimiz kadar
"Ey eli boş, gönlü boş kaygısızlar! İyi bilin ve güzelce belleyin ki eli boş olan bir şey veremez. Ona veren el, alan elden üstündür, diye öğüt verilemez. Yol azığı olmayan, yola koyulamaz ki. Gönlü boş olan âşık olmaz, sevgiden bir şey anlamaz, bir muma pervane olmaz. Kaygısız baş ağrımaz. Tasasız adam, adam sayılmaz.."
Câbir bin Hayyan öyle bir adam ki;"Kâinat, matematiksel ölçüler esasına göre yaratılmıştır." diyor. Yani hisleri bile ölçebiliriz. Ölçemediğimiz herhangi bir şey, bilimin konusu olamaz..