pencereyi kapama
gök dolabilir içeri
sen neyi görebilirsin
ıslak bir bulutun ağışını mı
pencereyi kapama
kuş dolabilir içeri
sen neyi taşıyabilirsin
kırık bir dalın yükünü mü
Atatürk döneminde 1929 ekonomik buhrani ile baslayan süreç itibari ile M.Kemal in mutedil devletçilik anlayışını benimsemesi ve akabinde ülkede ekonomi ile ilgili olarak görüşlerin 2 ye ayrıldığı süreç son derece güzel bir şekilde anlatılmış. Sürgünlerin adami kalemi oldukça sert olan Hüseyin Cahit ve Şevkat Süreyya'nin birbirine zit fikirlerini,çıkardıkları dergiler aracılığı ile dile getirmelerini görmemiz açısından oldukça güzel bir çalışma olmuş.
Ekonomide devletclik konudu devlet kurulduğundan bu yana hicbir zaman nihai bir olgu olarak görülmedi 1925 koşullarında madenler ve 30lu yıllara kadar demiryollarının önemli kısımları yabancılar tarafından isletiliyordu bu örnekler daha da çoğaltılabilir devletin asli hedefi ekonomiden çekilmiş tamamen liberal politikaları hayata geçirerek ve sonuç olarak ortaya çıkardığı sermeye birikimini uluslararası sermaye ile birleştirerek kapitalist kamp icinde görece sağlam bir yer tutabilmekti ..
Çağdaş devlete,demokratik devlete din izafe etmek mümkün değildir. Hatta gerikalisimizin temel nedenlerinin başında, Atatürk devrine kadar laikliğin mevcut olmayışı gelir.