Çok ağır geliyor benim böyle bir bilinmezlikte olmam, bir geleceğimin olmaması, başına ne geleceğini tahmin edememek. Geriye bakmak da korkutucu. Orada hep acı var, bir hatırayla bile kalbim iki parçaya ayrılıyor. Beni mahveden kötü insanlar yüzünden sonsuza dek ağlayacağım!
Etrafınıza şöyle bir göz gezdiriniz! Gerçek hayat denilen şeyin ne olduğunu, nerede olduğunu bilmiyoruz bile! Kitaplarımızı hayallerimizi elimizden alsalar, öylece ortada kalacağız.Neyi sevip neden nefret edeceğimizi bilemeyeceğim.Etiyle, kemiğiyle gerçek insan olmak bizim için o kadar zor ki!... Utanıyor, ayıp kabul ediyoruz bunu.Ölü doğmuşuz bizler, uzun zamandır beri canlı olmayan babalar soyundan ürüyoruz, gittikçe hoşumuza gidiyor bu... Öyle ki, çok yakında, düşüncelerden üretmek için bir yolunu bulacağız.
İnsan, gelip geçici hevesleri olan, tutarsız bir varlıktır ve tıpkı satranç oyuncuları gibi hedefe ulaşmayı değil de hedefe giden yolları tercih eder. Ve kim bilir insanın ulaşmak için çabaladığı şey, hedef dediğimiz aslında yalnızca bu hedefe ulaşmak için yürümek yani sürekli bir harekette bulunmaktan ibarettir işte gidilen bu yol hayatın ta kendisidir.