Meşrutiyet gençliği gibi Cumhuriyet gençliğinin de başlıca eksiği budur. Her gün aramızdan yüksek yerlerde adamı olanların ayrıldığını görüyorduk. Sivil görevler daha ilgi çekici idi.
Adam kayırma, hepimizin şevkini kırdı. Akşamları okuldan çıktıkça bizi herkeslikten kurtarabilecek bir yardım arıyorduk.
Aslında ona fikirci bir adam olarak bir değer vermemiştim. Bana göre bizim gençliğin aradığı özgürlükleri, kadın, düşünce ve hayat özgürlüğünü ancak Cemal Paşa’dan ve eğer varsa onun kafasında onun kafasında olanlardan beklemek gerekti. Enver le orta çağ müslümanlığı bütün yeşilliği ile devam edecekti.
Aşağıya doğru öteki misafirlerin arasında bir kurmay göze çarpıyordu. Sarışın,sert ve bakınırken gözlerine takılmamak imkânsız! Hacı Adil, ara sıra ona dönüyor. Belli ki rütbesi ile orantısız bir önemi var. Biz Meşrutiyet’in komitacılık âleminde bu önemlere alışmıştık. Salondan çıktıktan sonra Hacı Adil e bu şahsın kim olduğunu sordum
-Mustafa Kemal Bey,dedi.
Sonra biraz şaşıca gözlerine bir anlam vererek ekledi:
-Yamandır!