Salıncakta oturan bir çocuk, salıncak mümkün olan en uç noktaya
kadar ileriye ve geriye doğru sallanıncaya dek, durmadan genişleyen
bir yay çizerek ileri ve geriye doğru hareket eder. Bu durumu
ihtiyaç duyduğu kadar tecrübe ettikten sonra, yavaşlayıp dengeli
ve hareketsiz bir hal alır.
Yaşamlarımızın da buna benzer bir ivmesi vardır. Hayatın
önce bir yönünü, sonra da onun tam tersini tecrübe ederiz. Bir
ucu keşfetmeyi ne kadar çok istersek, salıncak merkezden o kadar
uzağa savrulur. Sonra da tam tersinin ne olduğunu anlamak için
diğer yöne doğru savrulmamız gerekir.